Kim günah işleyip de tövbe eden kimseyi, işlediği o günahtan dolayı kınarsa, kendisi o günahı işlemeden ölmez
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Bir kısım insan vardır, Allah'ın mülkünden haksız bir surette mal elde etmeye girişirler. Halbuki bu, Kıyamet günü onlara bir ateştir, başka değil.


Sitemizi destekleyin
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Genel Makaleler » KÜÇÜK HAFIZ KIZ


KÜÇÜK HAFIZ KIZ
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...










İlkokulu bitirip kursa gelmişti. Ailesi kendi isteğiyle geldiğini
söylemişti. Kayıt için adını sorduğumda, hiç de çekinmeyen bir tavırla
“Fatma ”dedi… Ve ekledi: “ Eğer hafızlık yaptırmazsanız kaydolmak
istemiyorum.” Böyle tehdit edercesine konuşması onu yaşından daha olgun
gösteriyordu. Tebessümle:” Korkmayın küçük hanım, siz isteyin, hafız da
yaparız, hoca da...
O küçük gözlerinin içi parıldadı birden. Annesi, “Hoca hanim kusuruna bakma
hele sen, ille de hafız olacağım der de, baksa bir şey demez. Bizim köyün
hocasından duymuş. Peygamberimiz (sav), hafız olanlara Cennette taç
giydirilecekmis demiş herhalde. Siz daha iyi bilirsiniz ya, köylü kafası,
biz de bu kadar duyduk anladık. Bu da çocuk iste.
“Tabi teyze ne demek, keşke herkes sizin gibi duyduklarından etkilense de
teslim olsa. Siz hiç merak etmeyin, kızınız önce Allah’a sonra, sonra bize                                    
emanet.” Kadıncağız elime yapıştı öpecekken geri çektim, utandım. Tuttum,
ben onun elini öptüm. Gözleri yaşardı. “Hoca hanim bu eller, gözler hep
günahlı, asıl sizinkiler öpülmeye layık.” “Estağfirullah teyze” dedim, “o
ahrette belli olur.” Bu konuşmadan sonra kaydığını yaptığımda Fatma’nın
Erzurumlu olduğunu öğrendim. Bir an düşündüm, “Küçük, nasıl kalacak bu kadar
buralarda”…
Zaman ilerledikçe Fatma’nın edepli tavırları daha da çok etkiledi beni.
Azimliydi. Geceleri uykusunun arasında ayetleri sayıkları görüyordum çoğu
kez. Böyle devam ederken, arada bir bana gelip soru soruyordu. Bir gün,“
Hocam, hafız olmak için Kur’an-ı bitirmek mi lazım?“ diye sordu. Ben de, “
Tabii ki, hepsini ezberleyeceksin ki hafız adını alacaksın.” Bu cevabıma çok
üzülmüş gibiydi. Bir şey demek istiyordu sanki. Teşekkür etti ve döndü
arkasına gitti. Derslerim arasında onlara sürekli Kur’an ezberlemekle isin
bitmeyeceğini, mutlaka içindekiler uygulamak gerektiğini hatırlatıyordum.
Talebelerden biri, “ Hocam” dedi, “Fatma’nın annesi ona abdestli olmayanın
hafızlara dokunamayacağını söylemiş, doğru mu? “diye sordu. Çok ilginç
doğrusu. “Maşaallah” dedim”, “ Osmanlı zamanında atalarımız Kur’an-a ve
Hafız’a kıymet verdiklerinden öyle yaparmış” dedim. Çok hoşlarına gitmişti
bu iş. Hepsi adeta kendilerini ulaşılması zor, kasa içindeki altın gibi
görüyorlardı. “Görsünler” dedim içimden, bu yasta buralara gelmişler. Allah’
in kelamını ezberliyorlar, onlara fazla görmem bunu…
Bu arada Fatma ara sıra rahatsızlanıyor ve revirde yatıyordu. Zaman geçtikçe
Fatma’nın morali ve sağlığı daha da çok bozuluyordu. Bir gün dersini iki kez
aksatınca sordum:” Ne oldu yoksa, anneni mi özledin?” “Hayır” dedi. “Neden
moralin bozuk? Çok fazlada hasta oluyorsun“ dedim. “Yanlış anlamayın, inanın
ki annemi özleyip de gitmek istediğim yok. Burayı çok seviyorum. Allah’ımdan
çok korkuyorum. Buraları terk edersem bana ahrette hesabını sormaz mı? “ Bir
şey diyemedim. Suçlu gibi hissettim kendimi.
O küçük kalpte bu ne imandı Ya Rabbi!..
Onu hayranlıkla izliyordum. Bir gün çok rahatsızlandı. Doktora götürmek
zorunda kaldık. Bir çok tahlillerden sonra arkadaşım olan doktor hanim,“
Hoca hanım derhal bu talebeyi ailesinin yanına gönder“ dedi. Şaşkınlıkla:
“Neden?“ diye sordum. Bana, “Belki üzülecek, hatta inanmayacaksın, fakat bu
talebe kanser…” dedi.
“Adeta başımdan aşağı kaynar sular dökülmüştü. Sanki her tarafımı şefkat
sarmıştı. Hasta haneden ayrılırken Fatma’ya hiç bir şey diyemedim. Oysa
anlamış gibi bana sorular sorup dikkatimi dağıtmaya çalışıyordu. Kulağıma
eğilerek ”Hocam” dedi, “ Azrail insanların canını alırken nasıldır?”
Ağlamamak için kendimi zor tuttum, “Güzel bir surettedir, mü’min kullara”
dedim. Sevindi, sanki mırıldandı:” Belki hafız olamam, ama Elhamdulillah
mü’minim” dedi…
Simdi anlamıştım, bana önceden sormuş olduğu soruyu. Demek ki hastalığını
biliyordu Hafız olmak için Kur’an-i bitirmesi gerektiğini söylediğimde,
neden üzüldüğünü simdi anlamıştım. Birkaç gün sonra eşyalarını hazırlamaya
başladık. Çünkü dayanılmaz acılar içinde olduğunu görüyorduk. Evine gitmesi
gerekiyordu. Ailesi geldi. Fatma yanıma gelerek,” Bana kızmadınız değil mi?
Eğer söyleseydim belki kursa almazdınız.” “Ne demek? Nasıl kızarım sana?”
dedim. “Hem sonra sakin üzülme hafızlığımı bitiremedim diye. Bu yola girdin
ya, Rabbim seni hafızlar zümresinden yazmıştır insaallah.” Öyle sevindi ki,
sarıldı boynuma: “Gerçekten ben simdi hafız sayılırmıyım? Anne bak, duydun
değil mi?”
Ya Rabbi bu ne aşktı!..
Rabbimin hikmeti tecelli etse de iyi olsaydı su Fatma, ne güzel bir kul
olurdu. Böylece Fatma’yı gözyaşları ile Erzurum’a uğurladık. Çok geçmedi.
Bir iki hafta sonra ailesi ağırlaştı haberini verdi. Bu bir iki hafta içinde
ondan iki mektup almıştım. Bana hep hafızlık tacını merak ettiğini.
Rüyalarına bile girdiğini yazıyordu.
Bir gün sabah namazından sonra telefon çaldı. Fatma’nın annesiydi karşımdaki
ses. Ağlamaklı bir sesle, “ Hoca hanım Fatma’yı uğurladık. Rica etsem bir
hatim okurmusunuz?” deyince ben de dayanamadım ağlamaya başladım. Annesi
beni teselli edercesine telefonu kapatmadan,” Size ölmeden önce sunu
söylememi istedi” dedi hıçkırarak: “Anneciğim hocama söyle, Azrail
söylediğinden de güzelmiş.”
“-Ey Rabbim; senin kelamın için yanıp tutuşan, yoluna yapışıp kelamına
sımsıkı sarılan kulunu, sen son nefesinde yalnız bırakır misin hiç?” 




yasemen_

14 Ekim 2009 Çarşamba
9:36:38
 rabbim bizlere de hafızlık nasip eder inş hafızlıkla ilgili slayt yapmam lazım ama dökümanlara ihtiyacım var yardımcı olursanız sevinirim


recep

(Eski Mesaj)
 allah herkesten razı olsun bu tür şeyler bizi çok çok memnun ediyor


edanur

(Eski Mesaj)
 kızınbuyaştakuranokumasınaşaşırdım.Yaninebilimyaşaşırdım yanikıznebilimyaniaklagelmicekgibi.

Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 17.06.2008 14:12:13
Yazıyı Ekleyen : admin
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 10455 kez okundu.
admin bugüne kadar toplam 3487 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
dedektör
nokta dedektör
nasıl gidilir
karikatür

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

4 BÜYÜK KİTAP HANGİ PEYGAMBERLERE GELDİ

KURANDAKİ SIRAYA GÖRE SURE İSİMLERİ

Sıkıntı anında çekilecek tesbihler..

KIYMETLİ KADIN İSİMLERİ

umre ve cuma namazı


Bugün Hiç Okunmadılar..

RaBBiN SaNa Ne DaRıLDı, Ne De SeNi BıRaKTı

Bu yazıyı her sabah okuyun

Mubarek Agac‏

Kurbanını, hayır kurumuna hediye etmek istiyen kimse nasıl vekâlet verir?

Beklenen Vuslat


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
duygu , nureddinbayram , parola27 , blacklion_107 , asfalt_kovboyu , tuum , ayferkanw , SEVGİEKİZLER , yaren yaman ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

cennetvecehennemsindirim sistemiYALANyucelaza kanaatalimhattatharamAnnemİKRA

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   *ÜSTÜNBAŞ*
   is
   mucahid
   KUL
   oguzhan1

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.