“Daha vakti var, ilerde yaparım” demek, şeytanın mü’minlerin kalplerine bıraktığı bir vesvesedir.
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Allah bir kulu sevdi mi, onu dünyadan korur. Tıpkı sizden birinin hastasına suyu yasaklaması gibi.


Sitemizi destekleyin
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Genel Makaleler » İSLAMİ YAZI


İSLAMİ YAZI
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...


İki salih müslüman birisi hakkında iyiliğine şahitlik yapsa
Allahü teala onu afveder ve cennete koyar.


        Bir gün Peygamber efendimiz ‘aleyhisselatü
vesselam’  otururlarken, eshab-ı kiram, bir zattan bahsetmişler. Demişler ki; Ya
Resulallah, bu zatın çok güzel  huyu var, çok iyi bir insan, çok
hayırsever,...velhasıl çok meth-ü sena etmişler. Peygamber efendimiz sallallahü
aleyhi vesellem mübarek başlarını önlerine eğip, "vacip oldu" buyurmuşlar. Biraz
sonra başkaları gelip, başka bir zattan bahsetmişler. Ya Resulallah, bu zat çok
zulm ediyor, çok sıkıntı veriyor, kan kusturuyor...demişler.  Peygamber
efendimiz yine mübarek başlarını önlerine eğip  "vacip oldu" buyurmuşlar. 
Eshab-ı kiramdan biz zat; anlayamadık efendim, ikisine de vacib oldu buyurdunuz
ama, ne vacib oldu diyor. Resulullah efendimiz sallallahü aleyhi vesellem
buyurmuşlar ki; "D
inimizde şahitlik çok mühimdir. Siz ilk zat hakkında
iyi şahitlikte bulundunuz. Cenabı Hak’ta kabul etti ve cennetlik oldu.
İkincisinde anlattığınız kişinin kötülüğüne şahit oldunuz. Allahü teala
şahitliğinizi kabul etti ve cehennem vacip oldu". İyi ahlaklı olmağa ve iyi
geçinmeye çalışmak lazım ki, insanlarda hakkımızda iyi şahitlik yapsınlar.

      Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi vesellem buyuruyorlar ki; "iki
salih müslüman birisi hakkında iyiliğine şahitlik yapsa Allahü teala onu afveder
ve cennete koyar". 



      Büyükler
buyuruyorlar ki; Dine ait bir meseleyi öğretmek veya öğretmeye sebep olmak yüz
ömre sevabından daha fazladır. Ehli sünnet itikadını anlatan bir kitabı (mesela
Tam ilmihal seadeti ebediyye kitabını) alıp başkalarına vermek çok kıymetli bir
işdir. Kitab okurkende çok dikkat etmeliyiz. Kitabın içindekilerden daha çok
yazarı mühimdir. Kalbden çıkanlar kalblere tesir eder. İtikadı bozuk
olan insanların yazdığı kitabları okuyanlar, yazarından etkilenip itikadı
bozulabilir. Büyükler, pis borudan şifa gelmez buyuruyorlar, vücudumuzun
gıdasını almakta dikkat ettiğimiz gibi ruhumuzun gıdasını almaktada dikkat
etmeliyiz, hatta daha çok dikkatli olmalıyız. Ruhun gıdası ilimdir, dindir,
ibadetlerdir.  Bedene bozuk gıda alan ölür, fakat ruha bozuk gıda alan imanını
kaybeder. Yemeğin nasılki temiz olmasına dikkat ediyorsak, okuyacağımız kitabıda
iyi seçmeliyiz. Yazan, yazdığından önemlidir.

         Çok mühim
üç haslet:
       


         Mübarek zâtlar
herzaman muvaffak olmuşlar. Çünki kendilerinde üç mühim haslet vardır. Bu üç
hasletden dolayı herzaman muvaffak olmuşlar. Birincisi; Hiçkimseyi kötülemezler,
şikayet etmezler. Hiçbir zaman kalblerinde başkalarına karşı kötülük duygusu
bulunmaz, hücrelerinde kötülük duygusu yoktur. Zaten kötülük
yapamazlar. İkincisi; Onlarda anlaşılamaz bir sabır vardır. Hadis-i şerif de
buyuruldu ki; Sabretmek, ferahlamanın anahtarıdır. Üçüncüsü ise; güleryüz-
tatlıdildir. Bir zamanlar savaş aleti ok idi. Ondan sonra kılıçlar çıktı. Daha
sonra tüfekler toplar çıktı. Atom bombası yapıldı. Bunlar insanların başarılı
olmak için kullandıkları aletlerdir. Fakat şimdi başarılı olmak için bunlara
lüzum kalmadı. Atom bombasının yerini, tatlı dil güler yüz aldı.
        Bir
başka büyük zât muvaffak olmanın üç sebebini anlatırken buyuruyorki;  
Birincisi; Hocasını çok sever, herzaman hocasından bahseder, her zaman hocasına
itaat ederler. İtaat arttıkça sevginin gerçeği artar. Sevginin gerçeği arttıkça
itaat artar. Ve en sonunda sevenle sevilen bir kişi olur.  İkincisi; Zamanını
en iyi kullanırlar. Onların defterinde "sonra" kelimesi yoktur, helekel
müsevvifun hadis-i şerifine tam uyarlar. Üçüncüsü; çok vefakardırlar. Elli sene
önce çay veren birisini dahi unutmayıp rahmetle anarlar.
       
Büyükler buyuruyorlar ki; Sevgi itaattir, kim Allahü tealanın emirlerine ne
kadar çok itaat ediyorsa, o kadar çok seviyor demektir. Kim Resulullah
efendimizin emirlerine çok uyuyorsa resulullah efendimizi o kadar seviyordur.
Kim ne kadar hocasının emirlerine itaat ediyorsa o kadar hocasını
seviyordur. 


 


        Büyükleri sevenler, itaat edenler, onlardan istifade
ederler.

        Medine-i münevvereden yayılan
nurlar bazı istasyonlarda toplanır, birikir, o istasyonlardan yayılmağa devam
eder. İmam-ı Rabbani hazretleri, Mevlana Halid-i Bağdadi hazretleri, Abdülhakim
Arvasi hazretleri gibi büyükler birer istasyondur. Nurlar buralarda birikip
tekrar buradan yayılır.  Bu büyüklerin yolunda bulunanlar, bu büyükleri
sevenler, bu büyüklere itaat edenler, yayılan bu nurlardan istifade
ederler. 


       En büyük günah, Allahü
tealayı unutarak iş yapmaktır. Kaldı ki biz namazda bile unutuyoruz. Fakat
büyükler bunun çaresini bulmuşlar. Büyükler buyuruyorlar ki; Beş vakit namazı
kılan, hükmen yirmidört saat hatırlamış kabul edilir.  Bir de imanımızı,
hidayetimizi, her şeyimizi borçlu olduğumuz büyükleri hiç unutmamak, her saniye
hatırlayabilmek lazımdır. İmanın sebebi bu sevgidir. Bunun için iki yol vardır.
Birincisi, her an, her yaptığı işte, her attığı adımda, o büyük zâtı
hatırlamaktır. O bunu nasıl yapardı diye düşünüp, ona göre yapmaktır. Yani O
zatı kendi kalbine koymaktır.  Bu kişi her saniye düşünmeğe mecburdur. İkinci
yol; öyle kıymetli bir iş yaparak kendini sevdirmeli ki,.. hocasının kalbine
girmelidir. Eğer bunu yapabilirse, talebenin her an kendisinin düşünmesine lüzum
kalmaz. O, artık büyüklerin kalbindedir. Büyüklerin kalbine gelen feyzlerden
istifade eder. Demek ki, ya kendi kalbine koymak ya da onun kalbine girmek
lazımdır. 


      Mübarek insanları,
büyükleri sevmenin yolu; Onların sevdikleriyle beraber olmakla, kitaplarını
okumakla, kitaplarını yaymakladır.






Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 27.11.2008 09:57:38
Yazıyı Ekleyen : admin
 Bu  yazı Bugün 1 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 1175 kez okundu.
admin bugüne kadar toplam 3487 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
dedektör
nokta dedektör
nasıl gidilir
karikatür

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

KURANDAKİ SIRAYA GÖRE SURE İSİMLERİ

4 BÜYÜK KİTAP HANGİ PEYGAMBERLERE GELDİ

Sıkıntı anında çekilecek tesbihler..

Kuran Arapçadır, Ama Hükümleri Evrenseldir

allahın 7 ismi


Bugün Hiç Okunmadılar..

DİN NE DEMEKTİR

DİNİ RESİMLER

çok güzel bir söz

HİÇ MERAK ETTİN Mİ?

İMAN


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
halil , forzalin , mmmm , emre28 , *seyma* , seherh ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

kevserALLAHANAorucu bozan hallerson arzumninniiyitezekmelis ismigenclik

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   adem
   mrv
   SaHRa
   orjinal_dündar
   ruveyda

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.