Bağışını geri alan kimsenin durumu şu köpeğin durumu gibidir: Yalını yer, iyice doyunca kusar. Sonra kusmuğuna tekrar dönüp onu yer.
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Şurası muhakkak ki insanlar Kıyamet günü niyetleri üzere diriltilecekler.


İnternete güvenli bir başlangıç yapın
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Genel Makaleler » İnsan olmak..


İnsan olmak..
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...


İnsanların
çoğu kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor.


Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için.


Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.


Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.


Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için.


Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için.


Unutulmaktan korkuyor, dünyaya bir şey vermediği için.


Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için.



W. Shakespeare





Bir ninniyi kıskandıracak kadar güzel sesiyle çakıl taşları arasından sızıp
gelen su,
 çimenler, dağ çiçekleri, ceylanlar, kuşlar, denizler, yeni doğmuş süt
kokan bebekler,
 güller, toprak, rüzgarda nazlı nazlı devinen yapraklar,
ağaçlar, kısacası her şey. Ne
 yana baksam her şey bana insanları anlatır.
İnsanların inceliğini, duyarlılığını,
 insancıllığını, sevecenliğini ululuğunu,
yaratıcılığını, sanatçılığını.




Dünyada bunca yıkım, kıyım, zulüm, ihanet ve kötülükler olmasına rağmen, yine
de
 insanlar hakkında kötü düşünemiyorum. İnsanları öylesine güzel, öylesine
derin,
 anlamlı, zarif incelikli düşünüyorum ki, onları güneş gibi sıcak, toprak
kadar vefalı, su
 kadar temiz, çimenler gibi zarif, ceylanlar kadar güzel,
kuşlar gibi özgür ve verimli bir
 toprak kadar ağır ve olgun düşlüyorum.


Ya güller, gülleri anlatacak kelime bulamıyorum, o üstün gururlu, minnet nedir
 bilmeyen, kendinden güzelliğinden emin, güller bana daima genç kızları
hatırlatır.
 İnce, hassas, kızararak bakan, soluveren, hemencecik küsen, kırılan,
tatlı bir söze
 gülümseyişe hemen açıveren yüreğini. Güller ki her yaprağı
binbir mana binbir renk,
 ahenk ve ifade dolu.




Savaşlar, silahlar, ölümler, iftiralar, intikamlar, açlık, sefalet, ilkel
ırkçılık, dini
 bağnazlıklar, kan, kin, nefret, bütün bunlar beni hayal
kırıklığına uğratsa da; her şeye
 rağmen insanları güzel düşlemekten kendimi
alamıyorum. Çünkü insanları
 yeryüzünün en değerli varlığı olarak görüyorum.
Vicdan, adalet, merhamet ve
 sevginin, insanı insan eden öğelerin en başında
geldiğini unutmayarak yaşıyorum.
 İnsanı insan eden bir diğer öğe ise bilinç ve
düşüncedir, duyguysa olaylar karşısında
 ve yaşamda insanın yaşadığı acı ve
sevinçtir. İyilik, dostluk, güzellik, adaletli ve
 vicdanlı olmak salt insana
özgü bir olgudur. Çünkü insan sosyal bir varlıktır. Aydınlık
 ve karanlık nasıl
birbirinin zıddıysa, iyilik ve kötülük, güzellik ve çirkinlik de birbirinin
 zıddıdır. Ama evrende her şey iç içedir ve beraber yaşar. Karanlık, kötülük,
çirkinlik
 nasıl ki körlüğü, cehaleti, zulmü, haksızlığı, adaletsizliği,
vicdansızlığı, sevgisizliği,
 hoşgörüsüzlüğü temsil ediyorsa. Aydınlık, iyilik,
güzellik de, bilgiyi, doğruyu,
 dostluğu, merhameti, dürüstlüğü, adaleti ve
vicdanı temsil eder. Unutmayalım ki,
 tabiatı güneş aydınlatır, insanı da bilgi.
Bilgi eğer iyinin ve vicdanın hizmetinde ise
 hakça paylaşım ve adalet olur.
Yoksa,  haksızlık, vicdansızlık, zulüm
ortaya çıkar.




Yirmibirinci yüzyılda hala insanın inancına, diline, kültürüne, bilincine,
 düşüncelerine, görüşüne ket vurarak, baskı uygulayarak hakaret ederek bir yere
 varmaya çalışan sırtlanları anlamaktan güçlük çekiyorum. Tertemiz bir suyu
 bulandırmak ne kadar kolaysa, bir insanı dininden, inancından, renginden,
dilinden,
 tipinden dünya, görüşünden dolayı, hor görmek, küçük düşürmek,
aşağılamak, iftira
 atmak da belki o kadar kolaydır.


Önemli olan yaşamayı bilmek ve yaşarken de paylaşmayı, dünyada her insanın
yaşam
 hakkına saygı duymayı, insanları anlamayı ve en önemlisi de hoşgörüyle
bakmayı
 savunmak ve sevmesini bilmek. Her şey son derece hassas ve basit. Zor
görünse de.
 İnsanları diğer canlılardan ayıran özellikler de bunlar olsa gerek





Ama sırtlanlar gün aydınlığını sevmez. Güzellikler onların meselesi değildir.
Onların
 gülistanı çirkinliklerdir. Nefrettir, kindir, düşmanlıklardır. Onların
hiç kimseye
 merhameti, sevgisi, saygısı olmaz, hatta kendilerine bile.
Yürekleri, beyinleri, kan
 kin nefretle doludur.  




Bence bu dünyada ihtiyacını duyduğumuz ve muhtaç olduğumuz en önemli şey sevgi,
 dostluk ve hoşgörüdür. Küçücük bir tebessüm ve tatlı dil, karşımızdakine
verebileceğimiz en güzel hediyedir, unutmayalım. İnsanlar sevmeli, şartlar ne
olursa
 olsun insanlar sevmesini bilmeli. Hayata hoşgörü ile bakılınca olaylara
pek çok şey
 yumuşuyor. Bunu hepimizde biliyoruz mutlaka, ama yinede
söylemeliyiz
 biribirimize, hatırlatmalıyız. Çünkü yaşamın tadı ayrıntılarda
gizlidir, yaşamak
 sevmektir, hissetmektir, anlamaktır.

 
Bir kızılderili dede ile torunu evlerinin önünde
oturmuş, biraz ötede boğuşan biri
 siyah diğeri beyaz iki köpeği
seyrediyorlarmış. Torunu sormuş: - Neden iki tane
 köpek besliyorsun? - Onlar
benim için iki simgedir evlat demiş, iyilik ve kötülüğün
 simgesi... İyilik ve
kötülük de içimizde böyle sürekli mücadele eder durur. 
Peki,
 sence hangisi kazanır mücadeleyi? diye sorar.
Bilge reis derin derin gülümser ve
 derki, hangisi mi evlat? Ben hangisini daha
iyi beslersem o...





Sevgi, insanlara bağışladığımız bir duygu, bir armağan. Bu yüzden bazen tek
taraflı da
 olabiliyor ve bu yüzden bunu hiç tanımadığımız insanlara da
bahşedebiliyoruz.


Severek yaşamak güzeldir, severek yaşamanın güzelliğini ve önemini  farkedenler
 
de güzeldir

Dünyada bir şey olabilmenin ötesinde çok daha önemli bir şey var
 aslında; insan
olabilmek. İnsan olabilmenin koşulu ise tek; yüreğinde sevgi
 taşıyabilmek.




Herman Hesse diyor ki,
Ben
vatanseverim ama, önce insanım. Her ikisinin bir arada
 yürümediği yerde daima
insana hak veririm

Başkalarının hep ayrılan yanlarını değil,
 birazda ortak yanları ortaya
çıkarılmaya çalışılmalı, sonradan yaratılan ve dayatılan dil,
 mezhep, ırk,
tarikat, kültür, bölgecilik şeyhlik aşiretçilik gibi kavramlar yüzünden ve
 o
kavramların kutsanmasından çıkan savaşlara, katliamlara, haksızlıklara karşı
 durulması gerekmiyor mu? İnsanlığın ortak değerleri olan hoşgörü, sevgi, saygı,
barış,
 özgürlük, bireysel hak, adalet gibi evrensel değerlere inanmakta kimin
ne zararı

 olabilir, insani duygulardan yoksun ve insanlıktan nasibini alamamış
sırtlanlardan
 başka.




Yılgınlıkların yorgunlukların damarlarımızda dolaşıyor olması bizi bıktırmamalı
ve de
 ilgilendirmemeli. Bize yüreğimiz gerekli, sevgiyi görmek ve duvarını
örmek için.
 Korkmadan, yılmadan bozgunlardan ve sevgiyi kirleten yozluklardan.


Düşüncelerimiz, yargılarımız, önyargılarımız; ne kadar barajlar, dalkıranlar
inşa etse de
 o yakıcı yıldırımların beynimize ulaşmaması için, ne kadar
tarihsel, kültürel ideolojik
 gündelik paratonerimiz olsa da, bir yerden sonra,
en azından şöyle kendi
 yüreğimizle başbaşa kaldığımızda , eminim anlarız.
Eminim anlarız, bir kez olsun, biz
 de yürekten o soruları sorarsak kendimize, sormak
durumunda kaldığımızı tahayyül
 edersek hiç olmazsa.




Yaşama dair.


Yaşamaya zaman ayırın, zira zaman bunun için
yaratılmıştır


Düşünmeye zaman ayırın, başarının bedeli budur



Sevmeye zaman ayırın, güçlü olmanın kaynağı budur



Etrafınıza bakmaya zaman ayırın, günler bencilliğinize yetmeyecek kadar kısadır



Terbiyeli olmaya zaman ayırın, insan olabilmenin sembolü budur



Goethe



Anlatacak bir şeylerin varsa yarınlara


Okunmamış bir kitap


Söylenmemiş bir söz


Yapılmamış bir resim gibi


Sevgi üstüne, barış üstüne, kardeşlik üstüne


Durma kardeşim.


Bir gül yaprağının ürpertisini duyabiliyorsan yüreğinde


Yaşamın güzelliğini, sevmenin inceliğini kavrayabiliyorsan


Ve varabiliyorsan dostlukların yüceliğine


Korkma hiç bir yıkımdan, yüreğini ortaya koy


Çünkü sen insansın


Yeni bir şeyler bul kardeşim, yeni şeyler


Yeni güzellikler, yeni sözler, yeni sesler


Yazılmamış bir şiir


Takılmamış bir ad


Yakılmamış bir türkü


Yaşanmamış bir sevda gibi










Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 17.06.2008 14:12:13
Kaynak : Nuri CAN isimli bir arkadaştan alıntı..
Yazıyı Ekleyen : dinmeyenyas
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 2790 kez okundu.
dinmeyenyas bugüne kadar toplam 496 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
dedektör
nokta dedektör
nasıl gidilir
karikatür

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

Elhamdülillah

NEFSİ TERBİYE ETME YOLLARI

MEVLANA

Çocuklarımıza Ramazan'ı sevdirelim

haberin olsun şiir


Bugün Hiç Okunmadılar..

bamteli

!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! bir damla gözyaşı... !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

ŞUARA

AĞIZDAKİ TAŞIN HİKMETİ

GÜNEŞ DOĞAÇAK BİRAZDAN GÜLÜMSEYEREK,


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
yılmaz , eylül 13 , nur , nur1 , taekwondocu_1580 , HATICE BACIM , ıboo , cankan , deda , YILMAZ42 , engin , phenomenon , 3562765831 , SAHADET_61 , duygusal , yağız ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

cocuknehirsamanyolubayram mesajlarikabir gecesiseytanemzirmehz.isaiskenderfecr

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   güneş gözlüm
   Ebu Musab
   kalemcan
   üveys
   Meryem İslam

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.