Pek çok günahları olan bir kimse dahi olsa, zulme uğrayanın bedduası kabul görür. Fasıklığı kendine...
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Birbirinize karşı mütevazi olmanızı, Allah bana vahiyle emretti. Öyle ki, hiç kimse, kimseye karşı övünmesin ve hiç kimse, hiç kimseye zulmetmesin


Başlangıç sayfanıza talibiz
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Genel Makaleler » İmanın ilk meyvesi merhamettir


İmanın ilk meyvesi merhamettir
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...

İmanın ilk meyvesi merhamettir. Ondan uzak bir gönül zî-hayat (hayat
sahibi, canlı) değildir. Her hayrın başı olan besmele ve fatiha
Allah' ın (c.c.) Rahman ve Rahîm (merhamet) isimleri ile başlar.
Peygamberler ve velîlerin hayat hikayeleri de merhamet menkıbeleri ile
doludur.Allah' ın (c.c.) ahlakı ile ahlaklanmanın en tabiî
neticelerinden biri, merhamet dolu engin bir gönle sahip olmaktır.
İbadetlerin, bilhassa haccın hakîkatine böyle bir gönül ile
kavuşulabileceğini Mevlana (k.s.) aşağıdaki şu hikayesi ile ifade
eder:"Bir kişi hac ve umre îfası için Mekke' ye doğru sür' atle
gidiyordu.""Her gittiği şehirde oranın ulularını araştırıyor;"- Bu
beldede basîret sahibi kim var?" diye önüne gelene soruyordu."Çünkü
nereye sefer yaparsa yapsın, evvela Hakk dostlarını bulmanın zarureti
inancı içinde idi.""Hakk Teala:"Şayet bilmiyorsanız, zikir ehlinden
sorunuz!" buyuruyordu.""Musa (a.s.) dahî ledünnî ilme sahib Hızır' ı
(a.s.) ziyaretle emredilmişti.""Bu kişi, hilal gibi süzgün, uzun boylu
bir pîr gördü ki, onda velîlerin rûhaniyeti vardı.""Gözleri Dünya' ya
âma, kalbi ise, Güneş gibiydi.""O kişi, o pîrin karşısına oturdu. Pîr
ona;"- Ey kişi, nereye gidiyorsun? Gurbet eşyasını nereye taşıyorsun?"
dedi""O kişi de:"- Hacca gitmek niyetindeyim; iki yüz dirhem de param
var." dedi.""Pîr o kişiye dedi ki:"- Ey kişi! O dünyalığının bir
miktarını Allah (c.c.) yolundaki muhtaçlara, garîblere, bîçarelere
dağıt! Onların gönüllerine gir ki; rûhunun ufku açılsın! İlk defa
gönlüne haccettir! Ondan sonra rakîk bir gönülle o nazik hac
yolculuğuna devam et!..""Çünkü Kabe, Allah' ın (c.c.) hane-i birri, yani
ziyareti farz olan, sevabı mücib bir beyttir. Lakin insan kalbi, bir
sır hazinesidir.""Kabe, Azeroğlu İbrahim' in (a.s.) binasıdır. Gönül
ise, "Celîl" ve "Ekber" olan Allah' ın (c.c.) nazargâhıdır.""Eğer sende
basîret varsa, gönül Kabe' sini tavaf et!.Topraktan yapılmış sandığın
Kabe' nin asıl manası gönüldür.""Cenab-ı Hakk, görünen, bilinen suret
Kabe' sini tavaf etmeyi, kirlilikten temizlenmiş, arınmış bir gönül
Kabe' si elde edesin diye sana farz kılmıştır.""Şunu iyi bil ki, sen
Allah' ın (c.c.) nazargâhı olan bir gönlü incitir, kırarsan, Kabe' ye
yaya olarak da gitsen, kazandığın sevab, gönül kırmanın günahını
dengeleyemez..""Sen varını, yoğunu, malını, mülkünü ver de bir gönül
yap!.. Yap da o gönül, mezarda, o kapkara gecede sana ışık
versin...""Allah' ın (c.c.) huzûruna altın dolu binlerce keseler
götürsen, Cenab-ı Hakk:"Bize bir şey getirmek istiyorsan, kazanılmış
bir gönül getir!""Çünkü altın, gümüş bizim için bir şey değildir. Eğer
bizi ve rızamızı istiyorsan, bunun ancak bir gönül kazanmaya bağlı
olduğunu unutma!.." buyurur.""Hakk' ın nûrunun insandaki tecellîsini
görmek için kalb gözün iyice açılsın!.""O kişi, pîrin bu nüktelerini
kavradı. Gönlü, sohbetle, merhametin esrarından bir hisse aldı. Huzur
ve vecd içinde hac yolculuğuna devam etti."Mevlana (k.s.) bu hikayeden
sonra devamla buyurur:"Sefere çıkacağın vakit, ilahî bir hazine olan
insan-ı kamil olmak talebi ile çık ki, gönlünün ufku açılsın!""Her kim
ekin ekerse, maksadı buğday almak olur. Saman zaten buğday ile husûle
gelir.""Saman ekersen, buğday hasıl olmaz. Öyleyse sen de insan-ı
kamil, rehber-i fazıl ara; onun talibi ol!""Hac vakti olunca Kabe' yi
ziyaret ve tavaf maksadı ile git! Bu maksatla gidersen, Mekke' nin
hakîkatini görmüş olursun!.."Mevlana' nın (k.s.) hikayede haccı misal
vermesi, haccın çok nazik bir ibadet olmasındandır. Çünkü hacda, meşru
olan birçok şeyler yasaklanır. Bir mahşer manzarası sergilenir. Ayet-i
kerîmede insanın "refesden, yanî malayaniden, Dünya' nın boş şeylerinden
korunması ihtar edilir. Bu sebepten ötürü hac yolculuğuna ruhî bir
hazırlıkla çıkmalıdır."Namazın, orucun nafilesi gibi haccın da nafilesi
vardır. Nafile yapılan hac ibadetleri hakkında cahilane tenkitler
yapmak, Allah (c.c.) korusun ucu küfre sarkan sözlerdir. Bunlar,
cehalet homurtuları olup, ibadet lezzetinden mahrumiyetin kara
ifadeleridirAsr-ı saadetten beri nafileler, bir îman vecdi île devam
ede gelmişlerdir. Heyecan ve iştiyak île yapılan nafile ibadetler kulu,
Allah' a (c.c.) takarrub (yakınlaşma) tecellîsine mazhar kılar. Ruhu
derinleştirir. Merhamet ve cömertlik vasıfları inkişaf eder. Hakk' ın
gören gözü, işiten kulağı olur, yani onların görüşleri, duyuşları,
düşünüşleri ve ifadeleri artık hep ilahî nurun cereyanıdır.Bu
yükselişler, nafile ibadetlere olan muhabbet ve mahlûkata olan
merhametle mümkündür. İmam-ı A' zam' ın 55 kere haccettiğini söylemek bu
hususta kafî ve vâfîdir."Tezkîretu' l-Evliya" kitabından insanın Hakk
katında değerini ifade eden bir kıssa:Tabiînden âlim, fâzıl, muhaddis
ve sûfî Abdullah bin Mübarek, haccı îfa ettikten sonra Mekke de Harem
de yakaza halinde iken semadan iki melek gelir Biri diğerine:"- Bu sene
600 bin kişi haccetti. Hepsinin haccı Şam da Ali bin Muvaffak ismindeki
bir ayakkabı tamircisinin yaptığı amelin hürmetine kabul oldu. Bu kişi
hacca gitmeğe niyet etti, lakin gidemedi. Onun yaptığı bir amel
hürmetine bu kadar hüccacîn haccı kabul oldu " der.Abdullah bin Mübarek
uyku île yakaza arası olan bu halden uyanınca, merak ve hayret içinde
kaldı. Şam kervanı ile Şam' a gitti. O zatı bulup sordu:"- Sen hacca
gitmediğin halde ne amel işledin?"Ali bin Muvaffak, Abdullah bin
Mübarek gibi meşhur bir zatı karşısında görünce şaşırdı. Heyecanından
bayıldı. Kendisine geldiğinde şöyle anlattı:"- Otuz sene hacca gitmeyi
arzu eder dururdum Eskicilikten 300 dirhem para biriktirdim. Hac
yolculuğuna niyet ettim. Hamile karım:"- Komşudan et kokuşu geliyor;
bana bir parça et ister misin' ?" dedi Komşuma gittim. Durumu anlattım.
Komşum ağladı:"- Yedi gün oldu ki, çocuklarım açtır... Yolda ölü bir
hayvan buldum.Ondan bir parça kestim. Şimdi onu kaynatıp onları
avutuyorum. Helal bir gıda bulamaz isem, mecburî onu yedireceğim.
İsterseniz vereyim, fakat bu kaynayan et, bunlara ölümle burun buruna
geldikleri için helal, size ise haramdır." dedi.Ali bin Muvaffak
devamla:"- Bunu duyunca, sanki içimden bir parça koptu. Bin bir
zorlukla biriktirdiğim bu 300 dirhemi ona verdim;"Ya Rabbî, hac
niyetimi kabul et!.." diye Rabbime iltica ettim." dedi.Bunun üzerine
Abdullah bin Mübarek:"Rabbim bana rüyada doğruyu bildirmiş!" dedi.Bu
hadise Rahman ve Rahîm olan Rabbimizin bize gösterdiği bir merhamet
bereketidir. Rüyadaki zuhuratla hacdan misal verilmesi, ibadet
hayatında da merhametin ne derece mühim bir rol oynadığını ifade
etmektedir.Diğer manada hac, beden elbisesinden sıyrılıp ruhun
derinliğine kavuşabilmeye gayret ederek nefsanî kasırgalardan
kurtulmağa çalışmaktır. İçli Yûnusumuz bazı beyitlerinde bu hakikati
şöyle ifade ederAk sakallu pîr hocaBilemez hâli niceEmek yimesün
haccaBir gönül yıkar ise Gönül Çalab' ın tahtıGönül Çalab' a baktıİki
cihan bedbahtıKim gönül yıkar iseSırf şekille ruhî bir derinliğe
ulaşılamayacağına dair Bayezîd-i Bistamî' den (k.s.) şu kıssa
meşhurdur:Müridlerinden biri:"- Kürkünüzden bir parça verseniz de
teberruken üzerimde taşısam!.."der.Bayezîd cevaben:"- Oğlum, sen adam
olmazsan, Bayezîd' in kürküne değil, derisini yüzüp, içine girsen fayda
vermez !" buyururlar.Bayezîd-ı Bestamî (k.s.), bir yolculuk esnasında
bir ağacın altında istirahat ederler. Müteakiben yolculuğa devam
ederler. Yolda torbaların üzerinde, dinlendikleri yerden geçen bir kaç
karıncanın gezindiğini görürler. Onları yurtlarından mahrum etmemek ve
onlara gurbet hayatı yaşatmamak için geri dönerler.
Dinlendikleri.yere.. gelir, karıncaları eski yerlerine bırakırlar.
Yaratandan ötürü yaratılana muhabbetin kamil bir tezahürü!.. Hadîs-i
şerîfde buyurulur:"Kendisinin aç kalmasını umursamayıp ölümüne sebep
olan bir kadın cehenneme gitti. Susuzluktan soluyan bir köpeğe
ayakkabısı ile su içiren günahkâr bir kadın da affedildi." Hz Ebûbekir
(r.a.) buyurur:"Ya Rabbi! Benim vücûdumu cehennemde o kadar büyüt ki,
başka kullarına orada yer kalmasın!.."İslam' da merhamet ufkunun
sonsuzluğu işte budur!Ya Rab! Merhamet, kalplerimizin tükenmez hazînesi
olsun!.....

tin Bereketi




Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 17.06.2008 14:12:13
Kaynak : İSLAMİYET
Yazıyı Ekleyen : merve
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 1451 kez okundu.
merve bugüne kadar toplam 1510 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
dedektör
nokta dedektör
nasıl gidilir
karikatür

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

4 BÜYÜK KİTAP HANGİ PEYGAMBERLERE GELDİ

KURANDAKİ SIRAYA GÖRE SURE İSİMLERİ

Şahitlikte Bir Erkeğe İki Kadın Olmasındaki Hikmetler

umre ve cuma namazı

şehid


Bugün Hiç Okunmadılar..

Kapımızda nöbet tutuyor ölüm

''NİYE BEN'' DİYEN HERKES İÇİN

MEKKE RESİMLERİ--7

Bir Gencin Tövbesi

Yettim kulum..!


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
yılmaz , eylül 13 , nur , nur1 , taekwondocu_1580 , HATICE BACIM , ıboo , cankan , deda , YILMAZ42 , engin , phenomenon , 3562765831 , SAHADET_61 , duygusal , yağız ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

izacaBeyazbig bang teorisiramazan bayramımadenayet el kürsiakittoplumtarifimescit

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   ozgurhanzade
   mahmutbezginnn
   sevgi_çiçeği
   flatron613
   nuresma

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.