Bir kısım insan vardır, Allah'ın mülkünden haksız bir surette mal elde etmeye girişirler. Halbuki bu, Kıyamet günü onlara bir ateştir, başka değil.
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Cuma gününde öyle bir saat vardır ki, şayet bir müslüman kul o saate rastlar da Allah’tan bir hayır isterse, Allah onu kendisine mutlaka verir.


..:: Reklam ::..
Yapı Kimyasalları
Binlerce Resim
Emlak
Daha çok kişiye ulaşabilmemiz için
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Hazret-i Fatıma-tüz-Zehra
 
 
Hazret-i Fatıma (radıyallahü teâlâ anha), Peygamber efendimizin,
Hazret-i Hatice validemizden olan en küçük ve en sevgili kızıdır.
Hazret-i Ali�nin zevcesi ve Hazret-i Ömer�in kayınvalidesidir.

Aklı, zekası, güzelliği, zühdü ve takvası pek fazla idi. Yüzü pek beyaz ve parlak olduğundan Zehra denildi. Zühd ve dünyadan kesilmekte en ileri olduğu için, Betül yani çok temiz demişlerdir. Betül, erkeklerden çekinen, ibadete düşkün, namuslu ve çok temiz kadın demektir.

Resulullah
efendimizin vefatından sonra güldüğü hiç görülmedi. Altı ay daha
yaşayıp Ramazan-ı şerifin üçüncü günü Medine-i münevverede vefat etti.

Peygamber
efendimiz, Hazret-i Fatıma�yı çok severdi. Âyet-i kerime ve hadis-i
şeriflerle metholundu. Peygamber efendimiz onu 15 yaşındayken Allahü
teâlânın emriyle, Hazret-i Ali ile evlendirdi.
Hazret-i Fatıma�nın
kardeşlerinin çocuğu olmadı, olanı da küçük iken vefat etti.
Resulullahın soyu, yalnız Fatıma validemizden hasıl oldu. Hazret-i
Fatıma�nın; Hasan, Hüseyin, Muhsin adında üç oğlu ile Ümmi Gülsüm ve
Zeyneb adında iki kızı oldu. Muhsin küçük yaşta vefat etti. Ümmi
Gülsüm, Hazret-i Ömer ile evlendi.

Hazret-i Fatıma, ehl-i beytin gözbebeğidir. Peygamber efendimiz aleyhisselam buyurdu ki:
(Fatıma benden bir parçadır. Onu inciten beni incitmiş olur.) [Hakim]

(Hatice,
dönemindeki kadınların en iyisidir. Meryem, dönemindeki kadınların en
iyisidir. Fatıma, dönemindeki kadınların en iyisidir.)
[Taberani, Bezzar]

(Bir melek geldi. Hasan ve Hüseynin Cennet gençlerinin seyyidi, Fatıma�nın da Cennet kadınlarının seyyidesi olduğunu müjdeledi.)
[İ. Asakir]

(Fatıma, İmran kızı Meryem, Firavunun ailesi Âsiye ve Hüveylid kızı Hatice�den sonra bütün kadınların seyyidesidir.)
[İbni Ebi Şeybe]

(Fatıma, Cennet hatunlarının üstünü, Hasan ve Hüseyin de Cennet gençlerinin yüksekleridir.) [Tirmizi]

(Allahü teâlâ, Fatıma ve nesline Cehennemi haram kıldı.)
[Hakim, Taberani]

(Ya Fatıma, Allahü teâlâ senin gazabın için gazap eder, senin rızan için razı olur.)
[Hakim]

(Fatıma�yı Ali�den daha çok severim, Ali, bana, Fatıma�dan daha çok kıymetlidir.)
[Hakim]

(Kızım Fatıma�nın adı �Allah onu ve sevenlerini Cehennemden korur� manasındadır.)
[Deylemi]

Resulullaha, en çok kimi seviyorsun denilince, (Âişe�yi) buyurdu. Erkeklerden kimi diye sorulunca, (Âişe�nin babasını) buyurdu. (Buhari)

Hazret-i Âişe
�ye sordular ki, Resulullah kadınlardan en çok kimi severdi? Fatıma�yı severdi, dedi.
Erkeklerden en çok kimi severdi dediler. Fatıma�nın zevcini [Hazret-i Ali�yi] buyurdu.

Bundan anlaşılıyor ki, zevceleri arasında, Hazret-i Âişe�yi, çocukları arasında, Hazret-i Fatıma�yı, Ehl-i beyti arasında, Hazret-i Ali�yi, Eshabı arasında ise, Hazret-i Ebu Bekir�i en çok severdi .

Hazret-i Ali ile Hazret-i Fatıma�nın evlenmeleri
Fatıma-tüz-Zehra
küçük yaşta iken, Hatice validemiz vefat etti. Resulullah efendimiz
onu, büluğ çağına kadar kendi yanında bakıp, terbiye etti. Evlenme
vakti geldiğinde, hatır-ı şeriflerine geldi ki, annesi hayatta olsa idi
onun çeyizini hazırlardı.

Derhal Cebrail aleyhisselam gelip dedi ki:
(Ya
Resulallah, Allahü teâlâ buyurur ki, Habibime selam söyle, hiç merak
etmesin! Ben Fatıma�nın bütün ihtiyaçlarını karşılar ve elbiselerini
Cennet elbiselerinden yapıp, yakında sadık ve muvahhid ve has kuluma
veririm.)
Resulullah Cebrail aleyhisselamdan bu müjdeyi işitince şükür secdesi yaptı.

Cebrail
aleyhisselam ayrılıp bir süre sonra, üstü altın boğça ile örtülmüş
elinde bir altın sini ile geri döndü. Tazim için bin Kerubiyan meleği
de yanında. Arkasında Mikail aleyhisselam ve İsrafil aleyhisselam ve
Azrail aleyhisselamın yine ellerinde altın boğça ile örtülmüş birer
altın sini, biner melek ile gelmiş oldukları görüldü. Bu melekler,
getirip sinileri Server-i kâinat hazretlerinin huzurlarına arz
eylediler. Resulullah bunları görünce, (Ya kardeşim Cebrail! Allahü teâlânın emr-i şerifi nedir, bu siniler ile ne emreder?) buyurdu.

Cebrail aleyhisselam dedi ki:
(Ya
Resulallah! Allahü teâlâ sana selam eder ve buyurur ki, ben Habibimin
kızı Fatıma�yı Ali�ye verdim. Arş-ı Uzmada nikah ettim. Habibim de
Eshab arasında nikah eylesin. Sinilerin birinde Cennet elbiseleri
vardır. Diğer sinilerde Cennet yiyecekleri vardır. Eshabına ziyafet
versin.)
Resulullah bu müjdeyi işitince tekrar şükür secdesi yaptı. Sonra Cebrail aleyhisselama dedi ki:
(Ya kardeşim Cebrail! Dilerim ki, nikahın nasıl yapıldığını aynen açıklayasın.)

Cebrail aleyhisselam dedi ki:
(Ya
Resulallah! Allahü teâlâ emretti ki, Cennet kapıları açılsın ve Cenneti
süslesinler. Cehennem kapılarını da kapatsınlar. Yedi kat gökte ve
yerde ne kadar Kerubiyan, mukarrabin ve ruhaniyyan var ise Arş-ı azimin
gölgesinde Tuba ağacı altında toplansınlar. Allahü teâlânın emri yerine
geldi. Yine Allahü teâlânın emriyle, melekler üzerine tatlı bir rüzgar
esti ki, vasfı anlatılamaz. O tatlı rüzgar, Cennet ağaçlarının üzerine
eser. Cennet ağaçlarının yapraklarının birbirine dokunması ile hoş bir
seda hasıl olur ki, dinleyenlerin akılları başlarından gider. Ondan
sonra gönül kuşlarına emreyledi ki nağmeye başladılar. Ya Habiballah!
Allahü teâlâ buyurdu ki, ya Cebrail, sen aslanım Ali�nin vekili ol. Ben
de Fatıma�nın vekili olayım. Ya Meleklerim siz de şahid olunuz.
Fatıma�yı helalliğe Ali�ye verdim. Ya Cebrail, sen de vekaletin
hasebiyle Ali için kabul eyle. Orada nikah oldu. Sana da emrolundu ki,
burada da Sahabe-i güzini toplayıp, nikah yapasın.)

Resulullah bunun üzerine tekrar şükür secdesi yaptı. Eshab-ı kiramın toplanmasını emretti. Sonra Cebraile dedi ki:
(Ya Cebrail! Kızım Fatıma benim hatırımı kırmaz. Bu Cennet elbiselerini dünyada giymeye değmez. Geriye Cennete götürünüz!)
Sahabe-i kiram toplandı. Dörtyüz akçe ile nikah eylediler.

Durumu
Hazret-i Fatıma�ya müjdelediler. Hazret-i Fatıma razı olmadı. Cebrail
tekrar geldi. Ya Resulallah, Allahü teâlâ buyurdu ki; Fatıma dörtyüz
akçe ile nikaha razı olmaz ise dörtbin akçe olsun. Bunu Fatıma�ya
söylediler. Yine razı olmadı. Geri Cebrail gelip, dörtbin altın
emrolundu dedi. Fatıma yine razı olmadı. Ya Resulallah! Allahü teâlâ
bizzat Fatıma�ya varıp, muradı ne ise sormanı emretti.

Resulullah Fatıma�nın yanına varıp, muradını sorduğunda, Fatıma dedi ki:
Babacığım,
muradım şudur ki, sen, mahşer meydanında müminlerin günahkârlarından
nicelerine şefaat edip, Cennete koyarsın. Ben de onların hatunlarına
şefaat edip, Cennete koyayım.

Resulullah çıkıp, Fatıma�nın muradını söyledi. Cebrail aleyhisselam oradan ayrıldı. Geri nüzul edip [inip] dedi ki:
Ya Resulallah! Allahü teâlâ Fatıma�nın muradını kabul edip, (O da ruzi cezada [mahşer meydanında, kıyamet gününde] şefaatcı olsun) buyurdu.
Resulullah, Fatıma�ya, muradının kabul olup, şefaat edeceğini kendisine iletti.

Fatıma,
babacığım dedi, senin şefaat edeceğine huccet [delil] kelam-ı kadimde
ve Furkan-ı azimde âyet-i kerimelerdir. Ya bana delil nedir?
Resulullah, ey ciğerparem, muradını arz edeyim buyurdu. Çıkıp, Cebrail
aleyhisselama Fatıma�nın muradını söyledi. Cebrail aleyhisselam ayrılıp
az sonra elinde bir beyaz ipekle geri döndü. Resulullahın huzurunda ak
ipeği açıp, içinden bir kağıt çıkardı. (Yevm-i cezada [kıyamet gününde] mümin hatunların asilerine, kulum Fatıma�yı şefaatcı ettiğime bu hucceti yanında bulundursun.)

Resul-i ekrem o kağıdı geri ipeğe sarıp, Fatıma�ya getirdi. Fatıma hucceti gördü. Kabul edip, nikaha razı oldu. (M. Ç. Güzin)


Nübüvvet ağacının yemişi!

Resulullah efendimiz, Hazret-i Ali�ye buyurdu ki:
-Ya Ali, Allahü teâlâyı sever misin?
-Evet ya Resulallah

-Beni sever misin?
-Evet ya Resulallah

-Fatıma�yı sever misin?
-Evet ya Resulallah

-Hasan ve Hüseyini sever misin?
-Evet, ya Resulallah

-Ya Ali! Bu kadar muhabbeti bir gönüle nasıl sığdırırsın!

Hazret-i
Ali sükut etti, eve geldi. Hazret-i Fatıma�ya olayı anlattı ve cevap
veremediği için üzüldüğünü belirtti. Hazret-i Fatıma buyurdu ki; (Bunda
üzülecek ne var! Allahü teâlâyı sevmek, imandan ve akıldandır. Muhammed
aleyhisselamı sevmek imandandır. Beni sevmek şehvetindendir. Hasan ve
Hüseyni sevmek tabiatındandır.) Hazret-i Ali hemen Resulullahın
huzuruna gelip, bu cevabı söyledi. Resulullah buyurdu ki:
(Bu yemiş nübüvvet ağacının yemişidir!) [Yani, ya Ali, bu cevap senin değil, Fatıma�nın cevabıdır.] (M. Ç. Güzin)

Su ile iftar edip, su ile sahur yaptılar
Hazret-i
Hasan ile Hüseyin çocukken hastalanmışlardı. Hazret-i Ali, Hazret-i
Fatıma ve hizmetçileri Fidda, çocuklar iyi olunca, üç gün oruç tutmayı
adamışlardı. Çocuklar iyileşince oruç tutmaya başladılar. Birinci gün
iftar için hazırladıkları yemekleri, kapılarına gelen yetimlere
vererek, su ile oruçlarını açıp, su ile sahur yapıp ikinci günü orucuna
başladılar. Zira yetimlere verdiklerinden başka evde bir şey yoktu.

İkinci
günü akşam iftar için hazırladıklarını, yine o saatte kapıya gelip,
�Allah için bir şey verin!� diyen fakire verdiler. O gece de yine başka
yiyecek olmadığı için, su ile oruçlarını açıp, su ile sahur yapıp
üçüncü günü oruca başladılar.

O akşamda da kapılarına gelen
esirleri boş çevirmemek için, hazırladıkları iftarlıklarını bunlara
verdiler. Bunun üzerine Allahü teâlâ, şu mealdeki âyeti gönderdi:
(Bunlar,
adaklarını yerine getirdiler. Uzun ve sürekli olan kıyamet gününden
korktukları için, çok sevdikleri ve canlarının istedikleri yemeklerini
miskin, yetim ve esirlere verdiler. Biz bunları Allahü teâlânın rızası
için yedirdik, sizden karşılık olarak bir teşekkür, bir şey beklemedik,
bir şey istemeyiz dediler. Bunun için cenab-ı Hak onlara şerâb-ı tahûr
ihsan eyledi.)
[İnsan 7-9-]





duygu

(Eski Mesaj)
  bu bilgin için çok teşekkür edrim arkadaşım çok güzelmiş saol performans ödewime yaradı

Cevap yazmak için üye olun


Kaynak : DİNİMİZ İSLAM
Yazıyı Ekleyen : merve
 Bu  yazı 338 kez okundu.
merve bugüne kadar toplam 1513 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Son yorumlananlar ::..

ZEKA BİLMECELERİ

abdurrahman ONUL uhut dagi

KİYAMET BUGUN KOPSA İDİ YARIN GAZETELERİN MANSETLERİNE BAKİN

Yetim kız

Bir Tek Okun Yaptığı

Aşk duası

İSİM SAHİPLERİNE ŞEFAAT

çok sevimli baş örtülü bebek resmi

Cam Kabem Mekkem Medinem

şifa duası


..:: Online Üyeler ::..

resmie_22 , aliosman000 , ynşt , burak44 ,

Doğum Günü Bugün Olanlar
ciftci.pen , TUĞBA , nba , aptullah ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

meryemanasayfagel gör beni ask neyledibismillahirrahmanirrahimkizlarvideolarsevgiyle ilgili ayetesnemeticaret yapmailahiallahvartarikatsahabeiyiehlibeytdinihediyeadminmüminasrniyetbig bang teorisiincilmescid-iarapcamucizenerimanilginç resimlerhicreteyvallahelhamdülillahbediüzzamanseherfethullah gülenlokmanmevlanaanneHalilyazılardevlettebareke suresiYORUMLARcahillerharutavHZ. YUSUFanaokuluölümhelal haramadnanörümceklergecenmedineyeahir zamanebu han

..:: Son 5 Üyemiz ::..

   aptullah
   burak44
   yakuli
   karanlık
   cemal_42

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   fakir 71
   eda
   emel ebru
   ccoşkun_123
   ido
Bir Reklam..

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. kendi yazınızı yazıyor iseniz adınızı belirtmek zorunda değilsiniz kullanici adiniz yazınızın altında yayınlanacaktır. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını saglayablirler. islamiyazilar.com yazarlarin kendi goruslerine saygi duymakla birlikte suc unsuru teskil eden yazilari yayinlamama veya yayinlanmiş olanlari yayından kaldırma hakkını saklı tutar.


eXTReMe Tracker
hosting