Nafaka için harcananın hepsi Allah yolunda harcanmış gibidir, bina için harcanan müstesna, bunda hayır yoktur.
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Bizimle münafıklar arasında yatsı ve sabah namazlarında hazır bulunma farkı vardır. Onlar bu iki namaza muktedir olamazlar.


..:: Reklam ::..
Yapı Kimyasalları
Binlerce Resim
Emlak
Başlangıç sayfanıza talibiz
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

HZ.OSMANIN MENKIBELERİ
 
 
Her mübarek adımınız için
Bir gün Hazret-i Osman Peygamber


efendimize gelip, ya Resulallah, teşrif buyurup, evimizi


şereflendirseniz dedi. Peygamber efendimiz, (Yalnız beni mi davet ediyorsun, yoksa eshabı da mı?) diye sordu. Hazret-i Osman, eshab-ı kiram da gelsinler dedi. Resulullah efendimiz Bilali çağırıp, (Ya Bilal, bütün sahabeye haber ver, Osman�ın davetine gelsinler) buyurdu.

Kendisi


kalkıp, Hazret-i Ali ile beraber Hazret-i Osman�ın evine doğru gitmeye


başladılar. Yolda giderken, Hazret-i Osman, Resul-i ekremin ardınca


gidip, adımlarını sayıyordu. Resulullah efendimiz, (Ya Osman, niçin sayıyorsun?) buyurdu. Her mübarek adımınız için, bir köle azat edeceğim ya Resulallah dedi.
Davetten sonra bütün köleleri azat oldu. Kölelerin ahidnamelerini verdi. (M. Ç. Güzin)

Rume kuyusunu kim alırsa
Medine�de


bir yahudinin ağzı örülü bir kuyusu var idi. Bu kuyunun suyu gayet


tatlı olup, suyu satardı. Peygamber efendimiz buyurdu ki:
(Rume kuyusunu kim alır, kendi kovasını Müslümanların kovası ile beraber tutarsa, Cennetteki kovası bundan hayırlı olur.)
Bunun


üzerine Hazret-i Osman gidip, yahudi ile pazarlık etti. Yahudi kuyunun


tamamını satmaktan kaçınınca, o da yarısını aldı. Sırayla bir gün


Hazret-i Osman�ın olacak, bir gün yahudinin olacaktı. Hazret-i Osman


kendi sırasında suyu sebil ve sadaka etti. Yahudi ücret ile satardı.


Müslümanlar da Hazret-i Osman�ın sırası geldiğinde, iki günlük su alıp,


yahudinin sırasında gelmediler. Yahudinin pazarı kesada uğrayınca,


diğer yarısını da satmak istedi. Hazret-i Osman diğer yarısını da satın


aldı. Evvelki yarısını yahudiden oniki bin dirheme almıştı. Diğer


yarısını da sekiz bin dirheme aldı. Tamamını müslümanlar için sebil


etti. (Mesabih)

Cennet onun içindir
İslam dini


yayılmaya başlayınca, her taraftan Medine�ye gelmeye başladılar.


Mescid-i şerif dar olduğu için, gelenler yer bulamadığından sahrada


çadır kurup, oturdular. Peygamber efendimiz buyurdu ki:
(Her kim bu bizim mescidimizi, bir zra dahi büyültürse, Cennet onun içindir.)
Hazret-i


Osman hemen, ya Resulallah! Benim malım ve mülküm sana fedadır. Ben


genişleteyim, dedi. Sonra kırk zra genişletti. Allahü teâlâ, tevbe


suresinin, (Allah�ın mescidlerini, ancak Allah�a ve ahiret gününe


iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve yalnız Allah�tan


korkan kimseler imar eder)
mealindeki onsekizinci âyet-i kerimesini gönderdi.

Bekara suresinin, (Mallarını


Allah yolunda sarf edip sonra sarf ettikleri şeyin ardından başa


kakmayan ve eza etmeyenlerin ecirleri Rablerinin katındadır. Onlara


korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir)
mealindeki 262. âyet-i


kerimesi Osman bin Affan ve Abdurrahman bin Avf için nazil olmuştur.


Abdurrahman bin Avf, Resulullahın huzuruna dört bin dirhem ile gelip


dedi ki, ya Resulallah, yanımda sekiz bin dirhem vardı. Dört bin


dirhemini ıyâlime nafaka için alıkoydum. Dört bin dirhemini getirdim.


Resulullah, (Allahü teâlâ verdiğine ve hem de ıyalin için alıkoyduğuna bereket versin) buyurdu.

Hazret-i


Osman da, Tebük gazasında buyurdu ki, techizatı olmayan herkesin


techizatını almak benim üzerime olsun. Bin deve yükü ile gazilerin


techizatına sarf etti. Allahü teâlâ bu âyet-i kerimeyi onların şânları


için gönderdi. Ebu Saidi Hudri der ki: Resulullahı gördüm. Mübarek


ellerini kaldırmış, Osman�a şöyle dua buyururdu:
(Ya Rabbi! Ben Osman�dan razıyım. Sen de razı ol!)
Böylece, sabah oluncaya kadar dua buyurdu. (M. Ç. Güzin)

Bu malın bereketi nasıl olmaz ki
Abdurrahman bin Ebi Leyla rivayet eder.
Hazret-i


Ali, Kanber�e dedi ki, var git mescidden bana Osman�ı seven birisini


getir. Kanber varıp sorduğunda, bir kişi kalkıp dedi ki, ben severim.


Kanber, gel, emir-ül müminin Ali seni çağırır dedi.
O kişi kalkıp,


Hazret-i Ali�nin huzuruna geldi. Emir-ül müminin buyurdu ki, Osman�ı


sever misin? Dedi ki, ya Ali, Allahü teâlânın izzet ve azameti hakkı


için, ben onu kendi canımdan daha çok severim. Bir vakit Resulullahın


huzuruna varmıştım. Dedim ki, ya Resulallah, evlendim, bana bir şey


ver, hiçbir nesne yoktur ki, hanımın mehrini vereyim. Resulullah bana


bir vekiyye altın verdi. [Bir vekiyye kırk dirhem kıymetinde altın


idi.] Ebu Bekir de bir vekiyye verdi. Ömer de bir vekiyye verdi. Osman


ise iki vekiyye verdi. Ya Osman, Resulullah ve Ebu Bekir ve Ömer bir


vekiyye verdiler. Sen niçin iki vekiyye verdin, dedim. Osman dedi ki,


bir vekiyye kendimden ötürü, bir vekiyye de Ali bin Ebu Talibden ötürü


verdim ki, o vakit onun hazır bir nesnesi yoktu ki, sana versin.
Ondan sonra dedim ki, ya Resulallah! Bu malın bereketi olması için, bana dua et. Resulullah buyurdu ki:
(Bu malın bereketi nasıl olmaz ki, bunu sana Peygamber ve Sıddık ve iki Şehid verdi.)
Hazret-i Ali bunu işittiği zaman çok sevindi ve buyurdu ki, (Doğru söyledin). (M. Ç. Güzin)

Allah ve Resulü yanında ikram görenlerdensiniz
Ukbe bin Amir el Cüheni bildiriyor.
Resulullah bir gün buyurdu ki:
(Ya


Eba Bekir ve Ömer! Sizin ikiniz, dünyada ve ahirette kardeşlersiniz.


Şimdi her ikiniz, birbirinize selam veriniz ve müsafeha ediniz.)
Ebu Bekir, Ömer�in elini tuttu. Resulullah tebessüm edip, buyurdu ki:
(Ya Eba Bekir! Sen Ömer�in önünce olursun!) [Yani daha önce halife olursun.]

Sonra buyurdu ki:
(Ya Zübeyr ve Talha! Siz de geliniz. Siz de dünyada ve ahirette kardeşlersiniz. Şimdi birbirinize selam verip, müsafeha ediniz.) Nasıl buyurdu ise öyle yaptılar.

Sonra


buyurdu, Übeyy bin Kab ve Abdullah bin Mesud da öyle yaptılar. Sonra


Ebu Ubeyde bin Cerrah ve Salimi, ki Salim Ebu Huzeyfe�nin kölesi idi,


onlara da buyurdu. Onlar da öyle yaptılar. Sonra Üsame ile Ebu Hind


öyle yaptılar.

Bu arada Abdurrahman bin Avf yüzünü Osman bin Affan tarafına döndürüp dedi ki:
(İnna


lillah ve inna ileyhi raciun!). Bize ne olmuştur ve ne işlemişiz ki,


Resulullah benim ve senin tarafımıza iltifat etmedi. Allahü teâlânın


gadabından, Resulünün azarından; yine Allahü teâlâya sığınırız.

Resulullah onlar tarafına bakıp, buyurdu ki:
(Hak teâlânın kudreti ve azameti hakkı için, Allahü teâlâ sizin üzerinize gadablı değildir. Ve Resulü de sizin üzerinize azarlı [sizi azarlamış] değildir.


Allah ve Resulü ve melekleri yanında ikram görenlerdensiniz! Lakin, ben


sizi yâd etmek istediğim zaman, Hak teâlâ bir melek gönderip beni men


etti ve dedi ki, onları sonra yâd et ki, onların ikisi de zengindir.
Ben


de bu yüzden sizi sonra yâd ettim. Bunun gibi, kıyamet gününde


fakirlerin hesabını, zenginlerin hesabından önce yaparlar. Siz, dünyada


ve ahirette kardeşlersiniz. Siz de birbirinize selam verip, müsafeha


ediniz.)
Onlar da öyle yaptılar. Resulullah, (Razı oldunuz mu?) buyurdu. Evet, razı olduk dediler. (M. Ç. Güzin)

Kendi için bir miktar alıkoymadı
Bir


gün Peygamber efendimiz, Hazret-i Âişe validemizle evde oturuyordu.


Hazret-i Osman dört deve yükü buğdayı hizmetçileriyle Fahri kâinata


gönderdi ve hediye olduğunu bildirdi.

Hizmetçileri geri gelip


dediler ki, ya efendi, Resulullah buğdayı muhacirine verdi. Bunun


üzerine dört deve yükü daha buğday gönderdi. Resulullah onu da Ensara


dağıttı. Hazret-i Osman dört deve yükü buğday daha gönderdi. Fahri


kâinat onu da ıyali arasında taksim edip, evlerine gönderdi.
Getiren hizmetçilere, (Osman�a kaç deve yükü buğday getirmişlerdi?) diye sordu. Hizmetçiler, oniki yük dediler. Resulullah buyurdu ki: (Demek ki tamamını bize gönderdi. Kendi için bir miktar alıkoymadı.) Mübarek ellerini kaldırıp, (Ya Rab! Osman�ın ihsanından aciz oldum. Osman�ın mükafatından acizim ya Rab. Sen Osman�a karşılığını ver) diye dua etti. Derhal Cebrail aleyhisselam geldi ve dedi ki: (Ya


Resulallah! Allahü teâlâ sana selam eder. Buyurur ki, biz Osman�dan


razı olduk. Onu Cennette sana arkadaş ettik. Arasat hesabını ondan


kaldırdık. Sen ona mükafattan aciz isen, biz ona mükafattan aciz


değiliz.)
[M. Ç. Güzin]

Bu zırh senden başkasına layık değildir
Hazret-i


Ali, Fatıma validemizle düğünü yapılacağı zaman, dünyalık hiçbir şeyi


yoktu ki harcasın. Kendi zırhını pazara gönderdi. Satıp, düğününe harc


edecekti. Hazret-i Osman pazarda gezerken, Hazret-i Ali�nin zırhını


tanıdı. Dellalı çağırıp, bu zırha, sahibi ne fiyat ister diye sordu.


Dellal, dörtyüz dirhem ister dedi. Hazret-i Osman, bunu aldım buyurdu


ve değerini verdi. Bir dörtyüz dirhem de sayıp, zırhı da üzerine koyup,


Hazret-i Ali�ye şu haberle gönderdi:
(Bu zırh senden başkasına layık değildir. Bu akçayı da düğüne harc et. Bizim özrümüzü de kabul et.) (M. Ç. Güzin)

Sizden fazla veren var
Hazret-i


Osman�ın Şam�dan yüz deve yükü buğday getiren kervanı geldi. Medine�de


kıtlık vardı. Sahabe-i güzin, Hazret-i Osman�ın kervanının geldiğini,


satılık buğdayı olduğunu işitince gelip müşteri oldular. Ancak o


satmadı. Fiyatı artırıp, bir mennine [875 gr ağırlığındaki buğdaya]


yedi dirhem verdiler. Hazret-i Osman yine satmam, dedi. Niçin dediler.


Sizden daha fazla fiyat ile alıcı var. Her kim daha fazla verirse ona


veririm, dedi.

Sahabe-i kiram üzülüp, Ebu Bekri Sıddıkın


yanına geldiler. Ya Sıddık, Osman�ın bugün bize yaptığına çok üzüldük.


Buğdayını almaya gittik, her mennine yedi dirhem bile verdik. Satmadı.


Bize, sizden daha fazla veren var, ona vereceğim dedi. Resulullahın


eshabına böyle yapması layık mı? Eshabdan kim vardır ki, böyle ihtiyaç


mahallinde malını satmayıp, çok para ister.

Ebu Bekri Sıddık,


Onun hakkında kötü düşünmeyin. O, Resulullahın damadı, Cennette Onun


arkadaşıdır. Siz Osman�ın sözünü anlamamışsınızdır. Haydi yanına gidip,


meselenin iç yüzünü anlayalım dedi.

Hazret-i Osman�ın yanına


geldiler. Hazret-i Ebu Bekir, ya Osman, bunlar senin bir sözüne


üzülmüşler dedi. Hangi sözüme üzülmüşler ya halife-i Resulullah? Sizden


daha fazla veren var demişsin. O sözümün nesine üzülmüşler ya Sıddık!


Bunlar biri yediye alır. O fazlaya alan ise yediyüze alır. Ben bu


buğdayı biri yediyüze alana verdim. O yüz deve yükü buğdayı Medine


fukarasına Allah için tasadduk ettim, develeri de kurban ettim.

Ebu


Bekri Sıddık kalkıp, Osman-ı zinnureynin alnından öptü ve senin sözünü


anlamadıklarını, muradının ne olduğunu bilemediklerini söylemiştim


dedi.

O gece Ebu Bekri Sıddık, Resulullahı rüyada gördü.


Hulleler giymiş, mübarek başına sarığını sarmış; mübarek elinde bir


demet menekşe ile gülerek bağdan geliyordu. Hazret-i Ebu Bekri Sıddık


dedi ki, (Ya Resulallah! Nereden teşrif edersiniz?) Buyurdu ki:
(Osman�ın ziyafetinden geliyorum. İyi sadaka verdi. Allahü teâlâ dörtyüz yük misk ve anber Osman�a verdi.) [M. Ç. Güzin]

Onun hesabı gizlidir
Hazret-i Ali, (Ya Resulallah! Kıyamet günü evvela kimin hesabını görürler?) diye sordu. Resulullah buyurdu ki: (Evvela hesabı görülen benim. Sonra Ebu Bekir, sonra Ömer, sonra sen ya Ali!). Hazret-i Ali dedi ki, (Osman�ın hesabı nasıl olur?) Buyurdu ki:
(Benim bir vakit Osman�a bir hacetim düştü [ihtiyacım oldu]. O


işi Osman�dan gizli yapmasını istedim. Osman o isteğimi gizlice yerine


getirdi. Ben de Osman�ın hesabının gizli olmasını Hak teâlâdan istedim.)
[M. Ç. Güzin]






Cevap yazmak için üye olun


Kaynak : DİNİMİZ İSLAM
Yazıyı Ekleyen : merve
 Bu  yazı 233 kez okundu.
merve bugüne kadar toplam 1513 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Son yorumlananlar ::..

ZEKA BİLMECELERİ

abdurrahman ONUL uhut dagi

KİYAMET BUGUN KOPSA İDİ YARIN GAZETELERİN MANSETLERİNE BAKİN

Yetim kız

Bir Tek Okun Yaptığı

Aşk duası

İSİM SAHİPLERİNE ŞEFAAT

çok sevimli baş örtülü bebek resmi

Cam Kabem Mekkem Medinem

şifa duası


..:: Online Üyeler ::..

resmie_22 , aliosman000 , ynşt , burak44 ,

Doğum Günü Bugün Olanlar
ciftci.pen , TUĞBA , nba , aptullah ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

meryemanasayfagel gör beni ask neyledibismillahirrahmanirrahimkizlarvideolarsevgiyle ilgili ayetesnemeticaret yapmailahiallahvartarikatsahabeiyiehlibeytdinihediyeadminmüminasrniyetbig bang teorisiincilmescid-iarapcamucizenerimanilginç resimlerhicreteyvallahelhamdülillahbediüzzamanseherfethullah gülenlokmanmevlanaanneHalilyazılardevlettebareke suresiYORUMLARcahillerharutavHZ. YUSUFanaokuluölümhelal haramadnanörümceklergecenmedineyeahir zamanebu han

..:: Son 5 Üyemiz ::..

   aptullah
   burak44
   yakuli
   karanlık
   cemal_42

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   canfeda
   rabia44
   samanyolu_41
   sana3
   motorcu
Bir Reklam..

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. kendi yazınızı yazıyor iseniz adınızı belirtmek zorunda değilsiniz kullanici adiniz yazınızın altında yayınlanacaktır. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını saglayablirler. islamiyazilar.com yazarlarin kendi goruslerine saygi duymakla birlikte suc unsuru teskil eden yazilari yayinlamama veya yayinlanmiş olanlari yayından kaldırma hakkını saklı tutar.


eXTReMe Tracker
hosting