Bir kimse, iflâs edenin yanında malını aynen bulmuş ise, bu mala o, herkesten daha ziyâde hak sâhibidir.
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Diline sahip ol. Evin sana dar gelmesin. Günahların için ağla.


İslamiyazılar gözünüzün önünde olsun
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Dini Hikayeler » HESABA ÇEKİLECEKTİR


HESABA ÇEKİLECEKTİR
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...

Hz.Musa (A.S), Cenab-ı Hakk' a niyaz eyler:
- Ya Rabbi! Dostlarından birini bana göster, diyerek münacaatta bulunur.
Allahü Teala, Musa Aleyhisselama:

Ya Musa! Şu dağa çık, orada bir mağara var, orada bir adam var. O mağarada bulunan adam benim dostumdur, buyurur.

Hz. Musa (A.S.), dağa çıkar, mağaraya gider. Bakar ki, mağarada bir adam cansız, takatsız bir vaziyette kerpiçten bir yastık edinmiş, yanında bir de seccadesi var. Bir de hırkası var. Başka hiç bir şeyi yok. Yoksul mu dersen yoksul!..

Hz.Musa (A.S.):

- Ya Rabbi! Bu zat mıdır senin dostun?, der.

Cenab-ı Hakk:

- Ya Musa; izzetim, celalim hakkı için onu o sahib olduğu o bir tek hırkadan ve yastık edindiği kerpiçten hesaba çekmedikçe cennete koymayacağım!.. buyurur.

Allah Haramdan Kaçani Korur
Ünlü hükümdar Timur\ ' dan sonra yerine geçen ogullarindan Sahruh (XV. y.yil) babasinin tersine bilime ve bilgine deger veren, dindar, halim, selim biriydi. Bilginlerle oturup kalkmaktan zevk alirdi. Sahruh\ ' un çevresindeki bilgin kisilerden biri de Nimetullah Efendi idi. Ayni zamanda evliyadan olan Nimetullah Efendi\ ' nin dilinden düsürmedigi

bir söz vardi: \ "Allah haramdan kaçani korur\ " (Yani kisi haramdan kaçarsa Allah ona haram yedirmez, nasip etmez, demek istiyordu.)

Bu sözü sik sik tekrar eder, bununla biraz da hükümdar ve adamlarini uyarmak amaci güderdi. Sahruh da bunun her zaman mümkün olmayacagini, insanin bazen bilmeden de harama el uzatabilecegini ileri sürerdi. Sahruh bir gün sarayinda özellikle Nimetullah Efendi\ ' yi agirlamak üzere bir ziyafet düzenledi. Basta hükümdar ve Nimetullah Efendi olmak üzere davetliler sofraya oturdular. Bas yemek kehribar gibi kizarmis bir kuzu çevirmesiydi. Herkes gibi Nimetullah Efendi de istahla yiyor, yedikçe \ "Allah haramdan kaçani korur\ " sözünü tekrarlayip duruyordu. Hükümdar ve

adamlari da biyik altindan gülüyorlardi. Nihayet yemek bitti. Sahruh Nimetullah Efendi\ ' ye sordu:

- Allah haramdan kaçani her zaman ve her durumda korur mu?

- Evet korur, haramdan kaçana Allah haram nasip etmez.

- Ama hocam seni korumadi, sende bizimle birlikte haram yedin.

- Hayir, ben haram yemedim harami siz yediniz.

- Bosuna iddia etme hocam, sofrada yedigimiz kuzuyu benim adamlarim çalmisti, hirsizlik maliydi o...

- Olabilir, size haramdi, ama bana helaldi. Hükümdar lahavle çekti:

- Nasil olur hocam, çalinmis bir kuzu bize haram, sana helal?

Nimetullah Efendi sözünü bagladi:

- Eger inanmiyorsaniz, kuzunun sahibini bulun sorun...

Gerçekten hükümdarin adamlari çaldiklari kuzunun sahibini buldular. Yasli bir kadindi kuzunun sahibi. Kuzuyu çaldiklarini, pisirip yediklerini itiraf ettiler ve parasini ödemek istediklerini söylediler. Kadin parasini almayi reddetti ve kendilerine beddua etti.

- Ben o kuzuyu parasi için degil, bu havalide Nimetullah Efendi diye mübarek bir zat varmis, ona ikram etmek için yetistiriyordum, diye açiklamada bulundu

HAYAT DEDİĞİN göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor
Mizacının sertliğini bildiğimiz Hz. Ömer' in hilâfeti zamanında bir adam, davranışlarını beğenmediği eşini şikâyet etmek üzere halifenin evine gelir.

Kapının önüne oturur ve Hz. Ömer' in evinden çıkmasını bekler. Derken içeriden bir gürültü kopar. Hz. Ömer' in hanımı halifeye bağırıp çağırmakta, fakat Hz. Ömer ağzını açıp da karısına tek kelime söylememektedir. Bu hali duyan kapıdaki adam boynunu bükerek, "Bütün şiddetine ve sertliğine rağmen, üstelik de müminlerin emiri iken Ömer' in hali böyle olursa benim halim nice olur?" deyip kalkıp giderken Hz. Ömer dışarı çıkar. Adamın arkasından: "Hayır ola! Derdin ne idi?" diye seslenir. Adam da: "Ey müminlerin emiri! Eşimin kötü huylarını ve bana karşı haddini aşıp ileri gittiğini sana şikâyet etmek üzere gelmiştim. Senin karının da sana karşı olmadık sözler söylediğini duyunca vazgeçip geri döndüm. Kendi kendime dedim ki: Müminlerin emiri, hanımı ile böyle olunca, benim derdime nasıl çare bulacak?" Bu sözleri dinleyen Hz. Ömer: "Kardeşim, hanımımın benim üzerimde hakları var. Çünkü o benim evimde her şeyim ve çocuklarımın annesidir. Gönlümün harama meyletmesine engel olan da odur. Bu sebeple onunla barışık olmak durumundayım." deyince adam: "Ey müminlerin emiri! Benim eşim de aynen öyle." dedi. Hz. Ömer adamı şöyle teselli etti: "Haydi kardeşim! Eşinle hoş geçinmeye bak. Hayat dediğin göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor."

Cami ve Kilise
Hazreti Fatih İstanbul' u fethettikten sonra, Avrupada fütuhata devam ediyordu. Bir seferinde Sırbistan hududuna gelmiş ve Sırbistan' ın fethi artık an meselesi idi. Sırp Kralı Brankoviç bir yanda Macaristan bir yanda da Türkler olduğu için arada zor durumda kalmıştı. Her iki büyük devletten birine sığınmak, ondan yardım istemek düşüncesiyle, her iki tarafa da elçiler gönderdi. <
"Sırbistan elinize geçer ve burayı fethederseniz nasıl muamele edeceksiniz?" diye fikirlerini öğrenmek istedi.
Sırplılar ortodoks mezhebine mensup olduklarından, katolik Macar Kralı Hünyad tarafından şu cevabı aldı:
-Eğer Sırbistan bizim elimize geçer ve biz oraları istilâ edersek, bütün Sırplıları katolik edinceye kadar mücadele ederiz ve bütün kiliseleri yıkar, yerlerine katolik kilisesi inşa ederiz...


Fatih Sultan Mehmet Hazretlerine giden elçi şu cevapla dönmüştü:
-Biz Sırbistan' ı alırsak, İslâmiyetin Allah indinde tek din olduğunu ilân ederiz. Ve bu arada hiç kimseyi, kendi dininden dönmeye zorlamayız. İsteyen eski dininin icabı olan kiliseye gider, isteyen Allah indinde tek din olan İslâmiyeti seçer, dünya ve ahiret selâmetine kavuşur.



Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 17.06.2008 14:12:13
Yazıyı Ekleyen : admin
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 970 kez okundu.
admin bugüne kadar toplam 3487 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
dedektör
nokta dedektör
nasıl gidilir
karikatür

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

4 BÜYÜK KİTAP HANGİ PEYGAMBERLERE GELDİ

KURANDAKİ SIRAYA GÖRE SURE İSİMLERİ

Sıkıntı anında çekilecek tesbihler..

KIYMETLİ KADIN İSİMLERİ

umre ve cuma namazı


Bugün Hiç Okunmadılar..

ANAM BABAM SANA FEDA OLSUN

El Zeydinin hayatından endişe duyuyor

Dokunuş

Ailenin Kuruluşu:

İhlâs, herşeyi yalnız Allah rızâsı için yapmakdır.


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
duygu , nureddinbayram , parola27 , blacklion_107 , asfalt_kovboyu , tuum , ayferkanw , SEVGİEKİZLER , yaren yaman ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

YAZILIihlasgeylanikiyamet gununehircennetvecehennemsindirim sistemiYALANyucelaza kanaat

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   sevgi_çiçeği
   love_62127
   xhalitx
   king611967
   meçhul19

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.