Bir kısım insan vardır, Allah'ın mülkünden haksız bir surette mal elde etmeye girişirler. Halbuki bu, Kıyamet günü onlara bir ateştir, başka değil.
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Cuma gününde öyle bir saat vardır ki, şayet bir müslüman kul o saate rastlar da Allah’tan bir hayır isterse, Allah onu kendisine mutlaka verir.


..:: Reklamlar ::..
football news, Çiçek,

..:: Reklam ::..
Sitemizi destekleyin
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Genel Makaleler » HAYAT BİR MÜCADELEMİDİR?


HAYAT BİR MÜCADELEMİDİR?
 
 

                                   HAYAT BİR MÜCADELEMİDİR?


      Bitkiler topraktan aldıkları suyu, havadan aldıkları karbondioksitle, güneş enerjisini kullanarak birleştirirler. Yeşil bitkilerin klorofil molekülleri sayesinde gerçekleşen bu olaya fotosentez denir.


Bitkilerin topraktan çamurlu suyu, havadan da zehirli gaz olan karbondioksiti emerek hayatın kaynağı olan milyarlarca ton besin maddelerini ve oksijen gazını hasıl et-meleridir. Hadisenin cereyan ettiği yeşil bitki kapalı bir kutu gibi. Giren ve çıkan maddeler belli. Fakat içeride neler oluyor? Güneş enerjisi nasıl kimyevi enerjiye dönüşüyor? Bazı ilim adamlarının yaptıkları hesaplara göre, her sene yer yüzünde fotosentez için 150 milyar ton kar-bondioksit ve 120 milyar ton su kullanılarak 100 milyar ton organik madde ve 110 milyar ton oksijen üretilir. Tenefüs ettiğimiz havadaki oksijen bu şekilde oluşmaktadır.


Şimdi biraz düşünelim; Bitkilerin ihtiyacı temelde karbondioksit, hayvan ve insanlarınki ise oksijendir. Yine bitkiler esas olarak hayvanların gıdası durumundadırlar. Hay-vanların artık maddesi olan gübre ise bitkilerin en önemli gıdasını teşkil eder. İşte dünya çapında bir yardımlaşma misali. Bitki ve hayvanların karşılıklı ihtiyaçlarını gider-meleri bir mücadelemi yoksa ilahi bir kanun gereği yardımlaşmamıdır? Büyük bir fabrikayı gezen bir adam, fabrikanın çarklarının birbirleri ile mücadele ettiğini, çıkan gürültülerin de imdat çığlıkları olduğunu zannetse büyük bir hataya düşmüş olur. Mesela bitkileri yiyen bir hayvan otlarla mücadeleye mi girmiştir? Bitkiler birer et ve süt fabrikası olan hayvanların hammaddesidir.


Denizlerde her sene 2 x 1212 ton küçük bitki üretilir. Denizlerdeki canlıların da her yıl bu miktarı tüketmesi lazımdır. Aksi halde hayat kaynağı olan denizler kısa zamanda yaşanmaz hal alır. Fakat ilahi bir düzen sayesinde bu küçücük bitkileri küçücük hayvancıklar, onları da küçük balıklar yer. Küçük balıkları da büyük balıklar yer. Yapılan bir araştırmada büyük bir balinanın midesinde yaklaşık    5 000 riga balığı, her riganın karnında 7 000 küçük kari-des ve her karideste 130 000 tana tek hücreli küçük bitkinin bulunduğu tespit edilmiştir.


   Bu tek hücreli bitkiler hayatın devamı için üretilir ve bir kaşık suda 1 milyon kadar bulunurlar. Ayrıca bu canlılar atmosferde var olan oksijenin % 80 ini üretirler. Hayvanlarla bitkiler arasındaki münasebetlerin, birbirlerine ve insanlara yardım olduğuna bir misal de çiçeklerle böceklerin ilişkisinde var-dır. Çiçekli bitkilerin üçte ikisi böcekler tarafından döllenerek nesillerini devam ettirebilirler.


  Böcekler çiçek tozları ( polen ) ve bal özü ile beslenirler. Üzeri çiçekle yüklü iki armut dalının birisi ince bir tülbentle kapatılarak arıların teması engellendiğinde serbest kalan dalda bolca armut olduğu halde diğer dalda tek bir armut dahi olmamıştır. Muhakkak ki arı yaptığı bu iyiliğin farkında değildir.


    Fakat yüce yaratıcı insanların faydasına olan bu nimet için bitki ile hayvana yardımlaşma duygusu vermiştir. Arılar bu vazifeyi ifa ederken, sabah hangi bitkinin çiçeğinden bal özü almaya başlamışsa akşama kadar aynı türleri dolaşarak bu türün çiçekleri arasındaki döllenmeyi güvenli bir şekilde sağlarlar. Böylece bahçedeki mahsulde artma olur ki arının bal yapma hizmetinden çok daha önemlidir.


 Arı yaptığı balı karşılık beklemeden, inek yaptığı sütü yine karşılık beklemeden insanların hizmetine sunmaktadır.


        


Demek ki kainattaki canlı ve cansız her varlık Allah' ın izni ile insanların hizmetine sunulmuştur.


Eğer hayatta güçlü olanlar kazansaydı insanlar filin hizmetinde olması ve atların insanlara binmesi gerekirdi. Zaten ihtiyaç ve rızkın çalışma ve iktidarla orantılı olma-dığına yavruların beslenmeleri en güzel örnektir. Eğer herkes kuvveti ölçüsünde beslense idi en güzel baklava ve harika meyveleri filler ve gergedanlar, en adi besinleri de bebekler ve çocuklar yemeliydi Oysa en iyi gıdaları yavrular yer. Mesela süt gibi. Hatta en kuvvetli canlılar bile kendi yavrularının hizmetine koşmaktadırlar. Yaratılan varlıklar içinde en zayıf, en güçsüz ve en çok ihtiyaca muhtaç olan insandır. Daha dünyaya gelmeden anne karnında iken bile her şey onun imdadına koşmaktadır. Anne karnının ani hareketlerine ve ani basınçlara maruz kalmamak için içi sıvı ile dolu, sağlam bir zarla çevrili, 3 satte bir temizlenen bir ortamda gelişimini tamamlamaktadır. Dünyaya geldiği günden itibaren ancak 1 yılda yürümeyi, 2 yılda konuşmayı, 15 yılda faydalı ve zararlı şeyleri birbirinden ayırmayı ve 25 yılda da kendi ihtiyaçlarını karşılamayı öğrenebiliyor. İhtiyaçları âlemin her tarafına dağılmış; arzuları ebede kadar uzanmış. Bir çiçeği istediği gibi, koca bir baharı da ister. Bir bahçeyi arzu ettiği gibi, ebedî Cenneti de arzu eder. Bir dostunu görmek istediği gibi, Yaratıcısını da görmeye iştiyaklıdır. Başka bir menzilde duran bir sevdiğini ziyaret etmek için o menzilin kapısını açmaya muhtaç olduğu gibi; ahrete göçmüş yüzde doksan dokuz ahbabını ziyaret etmek için, dünyanın kapısını kapayacak ve ahret kapısını açacak, dünyayı kaldırıp âhireti yerine kuracak bir Kadîr-i Mutlakın dergâhına sığınmaya muhtaçtır.


 Hem insan, nihayetsiz acziyle nihayetsiz belalara mruz ve nihayetsiz fakrıyla beraber nihayetsiz ihtiyaçlara müptela ve nihayetsiz isteklere muhtaçtır.


Oysa hayvanlar 1-2 saatte yürümeye ve 1-2 günde uçmaya başlıyorlar 1-2 haftada da avlanabiliyorlar. Demek ki bu dünyaya gelmeden önce başka bir alemde bu işleri talimini tamamlamışlar. İnsan ise bu dünyaya noksan sıfatlarla gönderilmiş. Demek ki insan ile hayvanın gönderilme sebepleri aynı değil. Bunca eksiklik ve ihtiyaç sahibi olan insan her an Yaradan’ına yönelmeli, O’na teveccüh etmeli, acz ve fakrını idrak ile tüm ihtiyaçlarını O’ndan istemelidir.


İşte; hayatın bir mücadele olmayıp, tüm varlıkların in-sanın hizmetine koşması ve insanın nihayetsiz aciz ve fakir içinde olması ve ihtiyaçlarının ve emellerinin çokluğu da gösteriyor ki insanın bu dünyada ki asıl vazifesi iman ve duadır.


Demek, insan bu âleme ilim ve dua vasıtasıyla mükemmel hale gelmek için gelmiştir. Mahiyet ve kabiliyet itibarıyla herşey ilme bağlıdır. Ve bütün hakiki ilimlerin esası ise Allah’ı tanıma ve onun amacı olan Allah’a imandır.


İşte, ey insan! Eğer yalnız Ona kul olsan, bütün mahlûkat üstünde bir mevki kazanırsın. Eğer kulluktan kaçsan, o zaman da âciz mahlûklara zelil bir kul olursun. Eğer enâniyetine ve iktidarına güvenip, tevekkül ve duayı bırakıp, kibirlensen, o vakit iyilik ve üretme cihetinde arı ve karıncadan daha aşağı, örümcek ve sinekten daha zayıf düşersin; şer ve tahrip cihetinde dağdan daha ağır, felaketlerden daha muzır olursun.


 





dinmeyenyas

(Eski Mesaj)
 harika bir yazı.. ellerine, yüreğine sağlık.. bir şeyleri anlamak, farketmek için çok geç olmaz inşallah.. gaflet uykusundan erken uyanırız inşallah..

Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 17.06.2008 14:12:13
Kaynak : yeter 2000
Yazıyı Ekleyen : ThaLeBe
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 910 kez okundu.
ThaLeBe bugüne kadar toplam 8 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Son yorumlananlar ::..

Urfa

Ask nedir Kardesler Sevgi nedir..??

RESİMLİ HADİS

RESİMLİ HADİS

Seni Görmeden Sevdim Ben


..:: Günün Yazıları ::..

Hakiki muhabbet nedir..

Dostlarını İstiyorum RABBİM

En güzel mekke resimleri

Makbul Ve Mekruh İsimler

Büyük adam kimdir?


..:: Online Üyeler ::..

admin ,

Doğum Günü Bugün Olanlar

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

adminlerpeyganberimizDOSTmukabeleistihareadetsuffamestnmazkizlar

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   rabiya
   Alaattin
   polat
   yekta
   canfeda

Tefekkür Yazarları
Ayşe Üzümcü , Şükran Taşdelen ,Zeynep Işık ,Nurcan Hazyadaranlı Emine Güneş

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. kendi yazınızı yazıyor iseniz adınızı belirtmek zorunda değilsiniz kullanici adiniz yazınızın altında yayınlanacaktır. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını saglayablirler. islamiyazilar.com yazarlarin kendi goruslerine saygi duymakla birlikte suc unsuru teskil eden yazilari yayinlamama veya yayinlanmiş olanlari yayından kaldırma hakkını saklı tutar.


eXTReMe Tracker
hosting