“Daha vakti var, ilerde yaparım” demek, şeytanın mü’minlerin kalplerine bıraktığı bir vesvesedir.
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Şurası muhakkak ki insanlar Kıyamet günü niyetleri üzere diriltilecekler.


Gün'e islamiyazılar ile başlayın
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Genel Makaleler » GELECEK KORKUSU


GELECEK KORKUSU
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...

Din ahlakı samimi olarak yaşandığında insanların üzerinden pek çok dert
ve tasa doğal olarak kalkar, herkes huzurlu ve rahat bir yaşam

sürer.

Birçok insan hayatının ileriki dönemlerinde kendisini nelerin
beklediğini merak eder, pek çok olumsuz ihtimali de düşünüp,
kaygılanır. Bu onları ciddi şekilde tasalandırır ve huzursuz eder.

Bunun dışında insanların çoğunluğunun yaşadığı günlük endişeler de
vardır ki bunları da gelecek korkusuna dahil etmek mümkündür. Küçük

yaşlarda bu durum okul ödevlerinden, arkadaşlık ilişkilerinden, sözlüye
kalkmak gibi sorunlardan ibarettir. Ancak yaşın ilerlemesiyle
insanların sorun haline getirip, korkusunu duydukları konular da artar.
(Harun Yahya, Adamlık Dini)



Lise çağlarında kişinin giyeceği kıyafet, yiyeceği yemek,
arkadaşlarıyla yaşadığı sorunlar, grup içindeki itibarı, okuldaki
başarısı ve aile ilişkileri onun için adeta dünyanın en büyük ve en

önemli sorunlarıdır. Bu konulardaki herhangi bir olumsuzluk ruhunda
derin etkiler yapar, hatta strese ve bunalıma girmesine sebep olur. Bu

sorunlar, kazanılması mutlaka gerekli olan üniversite sınavıyla doruk
noktasına ulaşır. Çünkü bu sınav kazanılmadığı takdirde aileye nasıl
hesap verileceği, bu durumun akrabalara ve çevreye nasıl açıklanacağı
gibi kaygılar, genç bir insanın manevi olarak oldukça yıpranmasına

sebep olur. Bu tür durumlara günümüzde o kadar çok rastlanır ki, üniversite veya kolej sınavlarının sonuçlarının açıklanmasının

ardından gazetelerde çıkan intihar haberlerine adeta alışılmıştır.Ancak
unutmamak gerekir ki, bunlar son derece yersiz endişelerdir.

İnsan elbette bir sınavda başarı elde etmek, iyi bir eğitim görmek
isteyebilir. Ancak elinden geleni yaptığı halde bir başarı
kazanamıyorsa bu durumda Allah' a tevekkül edip, Rabbimiz' in kendisine
daha güzel bir sonuç vermesi için dua etmesi gerekir. Sonuç olarak
burada elde ettiği veya edemediği her türlü başarı, kısa bir yaşamın

ardından ölümle birlikte anlamını yitirecektir. Geriye kalan ise kişinin Allah' a olan güveni, tevekkülü ve imanı olacaktır.



Ancak bu önemli gerçeklerin farkında olmayan, din ahlakından uzak
kişiler için yaşın ilerlemesiyle doğru orantılı olarak geleceğe

ilişkin korku ve endişeler de artmaktadır. Bu insanlar geleceğe dair
planların dışında, gün içinde yapacakları pek çok detayı da düşünüp,

kaygılanır ve hatta strese girerler. İşyerindeki konumları, tatile
gidip-gidemeyecekleri, gideceklerse nereye gidecekleri, çocuklarını

yurtdışına gönderip-gönderemeyecekleri, daha iyi bir eve
taşınıp-taşınamayacakları, toplantıya zamanında
yetişip-yetişemeyecekleri gibi sayısız endişeleri vardır.



Geleceğe Yönelik Kaygı Duymak Neden Hatalıdır?



Para konuları da Kuran ahlakını yaşamayan insanların akıllarını en çok
meşgul eden, onları en çok kaygılandıran konuların başında gelir.

Paralarının yetip yetmeyeceği endişesi hem günlük yaşamlarında hem de
ileriye dönük planlarında büyük yer tutar. Çünkü hem dünyaya yönelik
büyük hırslar içindedirler hem de imkanları kısıtlıdır. Bu da geleceğe

yönelik korkulara kapılmalarına neden olur. Bundan dolayı imkanları
olsa dahi paralarını hayra harcamaktan kaçınırlar, insanlara yardım

etmezler. Maddi durumu iyi olan da kötü olan da aynı endişeyi duyar ve
cimrilik eder. Oysa insanlara rızkı verip, onları besleyen Allah' tır.

Allah' a tam anlamıyla güvenmiş olsalar zaten hiçbir sıkıntı çekmezler.
Fakat bu güveni yaşamadıkları için böyle bir kolaylıktan da mahrum
kalırlar. Allah insanlara verdiği mallarla onları dener ve bu malları
Kendi rızası doğrultusunda kullanmalarını ister. Ama geleceğe yönelik
bu cahilce korkuları yüzünden çoğu insan bencil bir tutum sergiler.

Allah ayette onların bu durumuna şöyle dikkat çekmiştir:



"Şeytan, sizi fakirlikle korkutuyor ve size çirkin-hayasızlığı
emrediyor. Allah ise, size kendisinden bağışlama ve bol ihsan (fazl)
vadediyor. Allah (rahmetiyle) geniş olandır, bilendir." (Bakara

Suresi, 268)



Bundan başka insanları saran ileriye dönük korkulardan biri de
yaşlanmadır. Alınan her türlü tedbire rağmen bedende önüne geçilemez

yaşlılık alametlerinin, kırışıklıkların, sarkmaların oluşması, saçın
dökülmesi, beyazlaması, görme, duyma kusurları gibi yeni yeni
hastalıkların ortaya çıkması kaçınılmazdır. Bu ihtimallerin her biri
dinden uzak yaşayan bu insanlarda ciddi endişelere sebep olur. Bundan

başka herhangi ciddi bir hastalık durumunda çocuklarının kendilerine
bakıp bakmayacağının kaygısını duyarlar. Ne şekilde ve nerede

öleceklerini düşünüp korkarlar. Yaşlılarda en çok görülen korkulardan
biri de eşlerden birinin ölmesi durumunda diğer tarafın tek kalma

korkusudur. İki taraf da içten içe, "ya o ölürse ben nasıl tek başıma yaşarım" diye bir endişe içindedir.



Burada sayılanların her biri din ahlakını yaşamayan insanların geleceğe yönelik ciddi kaygı ve korkularındandır. Kuran ahlakı

yaşanmadığı takdirde bu gibi endişelerin duyulması kaçınılmazdır. Müminler içinse durum daha farklıdır, onlar bu tür korkuların

hiçbirini yaşamazlar. Herşeyin Allah' ın kontrolünde olduğunu bilir,
başlarına gelen herşeye hayır gözüyle bakar, Allah' ı dost edindikleri
için yardımı da yalnızca Allah' tan beklerler. Ayrıca dünyada korkulacak
hiçbir konu olmadığını da bilirler. Geleceklerine yönelik

konularda Allah' ın en hoşnut olacağını umdukları tercihleri yapıp,
ellerinden gelen çabayı gösterip, Allah' ın çizdiği kadere teslim
olurlar. Ayette onların bu bakış açısı şöyle tarif edilir:



De ki: "Allah' ın bizim için yazdıkları dışında, bize kesinlikle hiçbir
şey isabet etmez. O bizim mevlamızdır. Ve mü' minler yalnızca Allah' a

tevekkül etmelidirler." (Tevbe Suresi, 51)




Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 17.06.2008 14:12:13
Kaynak : İSLAMİYET
Yazıyı Ekleyen : merve
 Bu  yazı Bugün 1 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 1783 kez okundu.
merve bugüne kadar toplam 1510 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
dedektör
nokta dedektör
nasıl gidilir
karikatür

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

KURANDAKİ SIRAYA GÖRE SURE İSİMLERİ

4 BÜYÜK KİTAP HANGİ PEYGAMBERLERE GELDİ

KIYMETLİ KADIN İSİMLERİ

allahın 7 ismi

umre ve cuma namazı


Bugün Hiç Okunmadılar..

GÖREN GÖZ ve BAKAN GÖZ

ESMA_ÜL HÜSNA VE ŞERHİNDEN OLAN ŞEKUR

Vahdetin gülü..

Rabbim hepimize böyle muhammed aşkı nasip eylesin

Yetimler İçin Ağlamak


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
yağız_1993 , genel , doğukan , vedatdüzen , namık kemal tekirdağlı , azrail , deniz yosunu , ömercan , ubeydullah , denizxfb , ORHAN AFACAN ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

islamın şartıedepiremistiğfarALLAHIMsıratımustakiymseydamfakirullahkarizmakaza namazları

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   Hazarbey
   islamıyaşamak
   la tahzen
   reyyan.server
   DUNYASURGUNU

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.