Yardıma ihtiyacı olanlara sadaka dağıtmak vehayır yapmak istediğinde, hemen yap(geciktirme)
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

İyilik insanlar arasında kesintiye uğrayabilir. Fakat iyiliği yapanla, Allah arasında hiçbir kesinti olmaz.


İnternete güvenli bir başlangıç yapın
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Genel Makaleler » FITRAT BOZULMADAN


FITRAT BOZULMADAN
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...

Ali Bin Ebi Talip (r.a) , henüz on yaşında. Peygamberimiz onu İslam’a davet ediyor, o da bu daveti kabul edip onunla mutlu oluyor.
*Zübeyir Bin Avvam (r.a), müslümanım dediğinde on beş yaşında.O İslam dininin sağlam dayanağıydı.
*Sa’d Bin Ebi Vakkas (r.a), on yedi yaşında.Peygamberimiz (s.a.v)’in annem babam sana feda olsun dediği kişilerden biri.
*Zeyd Bin Sabit (r.a), daha buluğ çağına ermemiş, on beş yaşını geçmemiş.Zayıf bünyesi, küçük görünümü ile hayalleri büyük olan bir dahi.
*Usame Bin Zeyd (r.a) on iki yaşında.Daha küçük yaşta varlığı savaşlarda hissedilen kahraman çocuk.
İsmini sayamadığımız birçok şahsiyet.Onlar “sahabe” dediğimiz topluluğu oluşturan şahsiyetler.
Bu şahsiyetlerin yaşlarını öğrendiğimizde, eminim hepimizin aklına kendi çocuklarımız gelmiştir, gelmelidir de.Ve şu soru takılmıştır aklımıza:
“Bu şahsiyetler müşrik bir ortamda iken ve böyle bir ortamda yetişmiş iken, nasıl oluyor da peygamberin çağrısına koşa, koşa geliyorlar?”
Aslında şöyle bir soru da takılmalı değil mi aklımıza?:
“Rasulullah 40 yaşına kadar nasıl oluyor da, o müşrik ortamda kendi iç dünyasının masumiyetini koruyabiliyor ve Allah O’nu peygamber olarak seçiyor? Hem de “ümmi” yani (saf ve katışıksız) okuma yazması olmadığı halde.” Akla tek bir cevap geliyor: “BOZULMAMIŞ FITRAT”
İnsan fıtratının özellikleri, yahudi olsun, müşrik olsun, kafir ya da Müslüman olsun hep aynıdır.Mesela her insan sever, sevilmek ister, korkar, itaat eder v.s. Bunlar, her fıtratta olan duygulardır.Ama asıl olan, insan sevmeyi bilir, ama neyi seveceğini bilmez.İnsan korkar, ama nelerden korkması gerektiğini bilmez.İşte bu bilinmeyenler insanda var olan fıtri boşluklar, doldurulacak olan temayüllerdir.Bu boşlukları da, anne, baba ve yakın çevre doldurmaya başlar.Ne kadar müdahale edilir, ne kadar bilgi verilirse o derece bu fıtri boşluklar doldurulmaya çalışılır.
Rasulullah’ın ümmi oluşundan bahsettik. Onun ümmiliği, kendi lehine bir durumdu.Okuma –yazma bilmediğinden belki de araştıramadı, öğrenemedi, belki de onun bu ümmi oluşu; Tevrat ve İncil gibi kaynağı itibariyle ilahi olan, ancak tahrif edilmiş dini kaynaklara ulaşmasına,okuyup etkilenmesine mani olmuştur. Yani saf kalabilmiştir.Böyle olunca kulaktan dolma bilgiler O’nu tatmin etmedi. Böylelikle bozulmamış fıtrat üzere kaldı.
Şimdi kafamıza takılan o ilk soruya dönelim:Ali Bin Ebi Talip, Zübeyr Bin Avvam gibiler, müşrik bir ortamda, hangi duygularla Peygambere koşuyorlar?
Peki bizim çocuklarımız, bizim gençlerimiz, bizler birer Müslümanken, onlar nereye koşuyorlar?
Bunları düşünürken Mekke müşriklerinin birer puta tapıcılar olarak,yaşam tarzlarını şöyle bir hayal etmeye çalışıyorum da: Acaba onlar daha mı masumlardı? Mekkeli bir müşriğin, bizim Müslüman olduğunu iddia eden bu toplumu gördüğünde nasıl şaşırıp, nasıl hayretle;
-“Bu topluluğa ne olmuş, bu topluluk yoldan mı çıkmış?”
deyip arkasına bakmadan kendi asrına dönmek isteyişinin haykırışlarını duyuyorum sanki kulaklarımda. Abarttığımı düşünebilirsiniz.Ama gerçek olan bu:
*Mekke müşrik ortamı, puta tapan, onları ilah edinen bir topluluktan oluşuyordu. Peki ya bizim toplumumuzda neler var?İlahlaştırılan popçular, ilahlaştırılan topçular ,türbelere yönelik tapınma içeren davranışlar veya diğer Allah tan başka ilahmış gibi itaat edilip,putlaştırılan liderler ….Bizdeki ilahlar sayıca daha fazla değil mi?
*Mekke müşrik ortamında, fuhuş yaygındı.Ama yaşadığımız bu topluluktaki gibi, gazete manşetlerinde, film diye izlediğimiz TV programlarında, belki de sokak ortasında açık ve seçik yapılmıyordu herhalde!
*Mekke müşrik kadınları; podyumlarda çıplak şekilde boy gösteren, TV’de yarışma programlarının süs bebeği gibi duran dansöz kılıklı bu toplumun kadınlarını görseler, başlarını öne eğer utanırlardı herhalde.
Her şeyin alenen yapıldığı, yapılan ahlaksızlıkların haddini aştığı böyle ortamlarda fıtrat bozulmaz mı?Ve gençlik böyle olmaz mı?Bırakın gençliği daha küçücükken kaybediyoruz çocuklarımızı, çocuklarımızın saf duygularını, masumiyetlerini… Ve kaybedilen bir daha aslına döndürülemiyor, döndürülse de kolay olmuyor.
Görüldüğü gibi günümüz “Müslüman!!” dediğimiz bu topluluktaki olumsuz örnekler belki de asırlar öncesi o Mekke müşrik-cahili ortamın olumsuzluklarından çok daha fazla.Tabii amacımız onlar öyleydi, bizim gençlerimiz böyle, çocuklarımız şöyle diye eleştirip, eleştiriyi yerinde bırakmak değil.Önemli olan gerekli önlemleri alabilmektir.O halde bizlere, özellikle çocuklarımızın eğitmeni biz annelere ciddi anlamda görevler düşüyor.
Fıtrat boşluk kabul etmiyor.O boşluk, cahili şeylerle doldurulmadan, şeytani fikirlerle kirletilmeden verilmesi gereken şeylerle biz dolduralım. Çocuklarımızın yediği ve giydiği şeylere nasıl dikkat ediyorsak, onlara ne anlattığımıza, nasıl bir yol gösterdiğimize de dikkat etmemiz gerekiyor.Şirkse şirk, fuhuşsa fuhuş,zinaysa zina,kötülükse kötülük! Kat, kat fazlası günümüz Müslüman olduğunu iddia eden toplumumuzda yaşanıyor.Uyanık olalım.Karşımızda insan fıtratını gayet iyi tanıyan Şeytan Aleyhillane ve şeytanın dostları var. Uyanık olalım, çocuklarımızın kimlerle arkadaşlık ettiğini bilelim.Onların hangi TV dizilerini izlediğini takip edelim.Örnek göstereceğimiz kimliklerin kıtlığını yaşadığımız böylesi ortamda, kimlere özenip, hangi dizinin kahramanını hayalinde yaşattığını, örnek aldığını bilelim.Onlara gerçek örnek şahsiyetleri anlatalım.Hülya’yı, Sibel’i, Tarkan’ı kafalarından silip, Ali’yi, Ömer’i, Hamza’yı, Aişe’yi, Fatma’yı, Meryem’i anlatalım.
İşimiz zor, ama aynı zamanda sabırlıysak, kararlıysak, mücadeleciysek kolay.Bizler samimiysek, yanımızda işleri yoluna koyan, zorlukla beraber kolaylıklar veren Rabbimiz var.Allah’ın yardımına bizler muhatap olmak istiyorsak dua edelim.Dua etmeye hakkımız olabilmesi için çabaya ihtiyacımız var.Dileğimiz, dua ve çabalarımızın sonucu, kapatamadığımız açığımızı Rabbim örtsün.Ve umud ettiğimiz, özlediğimiz Müslüman gençler yetişsin.Ali’ler, Zeyd’ler, Zübeyr’ler hep var olsunlar Müslüman kimlikleriyle.
Ahlaken yozlaşmış toplumumuzda yetiştirmek zorunda kaldığımız çocuklarımızı, Kur’an ve Sünnetin beyan ettiği ilahi mesajlarla, fıtri boşluklarını dolduralım.Şeytan doldurmadan, fıtrat bozulmadan…



Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 17.06.2008 14:12:13
Kaynak : Tefekkür Dergisi
Yazıyı Ekleyen : halil
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 2080 kez okundu.
halil bugüne kadar toplam 365 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
dedektör
nokta dedektör
nasıl gidilir
karikatür

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

KURANDAKİ SIRAYA GÖRE SURE İSİMLERİ

Şahitlikte Bir Erkeğe İki Kadın Olmasındaki Hikmetler

Fitne Merkezi Düğünler

şehid

Kuran Arapçadır, Ama Hükümleri Evrenseldir


Bugün Hiç Okunmadılar..

Sübhaneke Duası

sorumluluk bilinci

bana söz verme sevgili tutmayacaksan

Şehitler Ölmez!

Kadının İmameti


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
çağrı , nazlıcan , feveran , koolistiwra , kazan , MGUMUS , yücel01 , f d ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

israilmusibetEyyub peygamberakletmekihsan nediribrettendegerdekcincemaat

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   _osman_
   yasarturkmen
   ozkent
   canman
   orjinal_dündar

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.