Bağışını geri alan kimsenin durumu şu köpeğin durumu gibidir: Yalını yer, iyice doyunca kusar. Sonra kusmuğuna tekrar dönüp onu yer.
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Kişinin malayani (boş) şeyleri terki İslam'ının güzelliğinden ileri gelir


İslamiyazılar gözünüzün önünde olsun
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » İslamda Ticaret » Dinimizde kar haddi var mıdır?


Dinimizde kar haddi var mıdır?
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...

CEVAP


Dinimizde kâr haddi yoktur. Fakat ihtikâr ve fahiş fiyat yasaktır. Hz. Enes bin Malik anlatır: Medine’de pahalılık oldu. Fiyatlar yükseldiği için kâr haddi koyması istenildiğinde; Resulullah, (Fiyatları koyan Allahü teâlâdır. Rızkı genişleten, daraltan, gönderen yalnız Odur. Ben Allahü teâlâdan bereket isterim) buyurdu. Başka bir hadis-i şerifte ise, (Kâr haddi koymayın, fiyat koyan Allahü teâlâdır) buyuruldu. Esnafın fiyatları fahiş olarak, [maloluş fiyatının iki misline] arttırdığı zaman, Belediyenin ilgililerle birlikte uygun bir narh [kâr haddi] koyması caiz olur. (R. Muhtar)


Satılan malın kusurunu gizleyerek aldatmak haram olduğu gibi, alınan malın kıymetini gizleyerek aldatmak da faiz olur. Mesela bir kimse, sattığı malın kıymetini bilmiyor. On milyonluk malı, 5 milyona satıyor. Ona (Bu mal, her yerde 4 milyon eder) diyerek kandırmak haramdır. İnsanlar, Müslüman ahlâkına uyarsa; ne kandıran ne de kandırılan olur. Mallara narh koymaya lüzum kalmaz. Arz ve talebe göre, mallar kıymetlenir veya ucuzlar. Peygamber efendimiz, (Müslümanların, şehre mal getiren köylüleri karşılayıp piyasa fiyatını gizleyerek, ucuz satın almalarını) yasakladı. Piyasayı bilmeyenlere yüksek fiyatla mal satmak da haramdır. Hatta acemi olup, ucuz satan veya pahalı alan ile alış veriş etmemelidir. Bunlarla alış veriş yaparken piyasadaki fiyatı gizlemek günahtır.


Basra’da büyük bir tüccar vardı. İran’da bulunan adamlarından biri buna mektup yazarak; bu sene şeker kamışının verimli olmadığını, kimse duymadan çok şeker almasını bildirdi. Tüccar da çok şeker satın alıp, şeker piyasadan çekilince; pahalı satarak otuz bin dirhem kâr etti. Sonra, düşünüp (Şeker kamışlarına afet geldiğini Müslümanlardan saklamakla onlara hıyanet ettim, bu nasıl Müslümanlıktır?) diye, otuz bin dirhemi şekerlerini almış olduğu kimselere götürdü. Yaptığı yanlış işi anlattı. Hatasına pişman olup dürüstlük göstermesinden dolayı, hiçbiri verdiği parayı almayıp, (Sana helal olsun) dediler. Akşam evinde düşündü ki, belki utanarak almamışlardır. (Ben hıyanet ettim) diyerek, ertesi gün tekrar götürdü. Her birine yalvararak otuz bin dirhemi taksim etti.


Müşteriye doğru söylemeli, hile etmemelidir. Malda bir kusur oldu ise, haber vermelidir. Ucuz aldığı bir malın fiyatı yükselip, pahalı satıyor ise aldığı fiyatı söylemelidir. Aldatarak satmak, hıyanet ve dolandırıcılık olur. Müslüman, kendine yapılmasını istemediği şeyleri, başkalarına da yapmamalıdır.


Sıkışık durumda olanlara; yiyecek içecek, giyecek ve barınacak şeyler için fahiş fiyatla mal satmak haramdır. Nafakasını temin etmek için, herhangi bir şeyini satmak zorunda kalan fakirin; sattığını, ucuz almak da haramdır. Bir malı peşin ucuz, veresiye pahalı satmak caizdir. Vade farkı istemek ise caiz değildir. Vadeli satış ile vade farkı ayrıdır. Mesela; 5 milyon liralık malı, ihsan ederek 3 milyona satmak caiz olduğu gibi, vadeli veya vadesiz olarak 10 milyona satmak da caizdir. Fakat vadesi dolduktan sonra; ödenmezse, vade farkı istemek caiz olmaz. Ancak ceza anlaşması yapılabilir.


Bir de müşteri borcunu verinceye kadar paranın değeri düşse, malın satıcı tarafından satıldığı gündeki değeri istenebilir. Diyelim ki, satılan mal karşılığı olan 20 milyon lira ile o zaman bir altın lira alınabildiği hâlde, şimdi paranın değeri düştüğü için aynı kıymette altın alınamıyorsa, mesela bir altın 40 milyon lira olmuşsa, müşteriden bir altın veya o değerde para istemek caiz olur. Böyle yapmakla vade farkı değil, satılan malın değeri istenmiş olur. Satıcı zarara ugramadığı gibi, müşteri de fazla para ödememiş olur. Bu, İmam-ı Ebu Yusuf’un kavlidir. Fetva da böyledir




Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 17.06.2008 14:12:13
Yazıyı Ekleyen : admin
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 994 kez okundu.
admin bugüne kadar toplam 3487 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
dedektör
nokta dedektör
nasıl gidilir
karikatür

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

KURANDAKİ SIRAYA GÖRE SURE İSİMLERİ

4 BÜYÜK KİTAP HANGİ PEYGAMBERLERE GELDİ

allahın 7 ismi

itaat

Peygamber Efendimizin MİRAC ta gördüğü İnanılmaz Olaylar


Bugün Hiç Okunmadılar..

Bir sıkıntınız mı var.. Lütfen okuyun!

Every ordinary is extraordinary

YUNUS-87

Çok değil sadece birkaç dakika…

Dost...


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
merdo , merve i sefa , ezin , müjdat , gülenyağmur , rukiyye_temizel , karutlar ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

EvlilikResulhukukazapabeseunsurAlayharitaboksYORUM YAZ

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   türkoğlu12
   Liva
   kübraa
   kelebek
   kızılcıklı katil

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.