Şurası muhakkak ki insanlar Kıyamet günü niyetleri üzere diriltilecekler.
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Allah bir kulu sevdi mi, onu dünyadan korur. Tıpkı sizden birinin hastasına suyu yasaklaması gibi.


..:: Linkler ::..
dedektor, football news, Çiçek, Online Strateji Oyunu, Dergi, Kredi

..:: Reklam ::..
İnternete güvenli bir başlangıç yapın
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Genel Makaleler » DİNİMİZ İLERLEMEYİ EMREDİYOR


DİNİMİZ İLERLEMEYİ EMREDİYOR
 
 
İslam dini, bütün yeniliklerin devamlı takip edilmesini ve her gün yeni
şeyler keşfetmeyi, ilerlemeyi emreden bir dindir. Bundan dolayı,
İslamiyet�in başlangıcından itibaren, ilim adamlarına çok önem
verilmiş, ilmi, fenni ve teknik tecrübeler yapılmış, Müslümanlar,
tıpta, kimyada, astronomide, coğrafyada, tarihte, edebiyatta,
matematikte, mühendislikte, mimarlıkta ve bunların hepsinin temeli
olan, güzel ahlak ve sosyal bilgilerde, en mükemmel dereceye vasıl
olmuşlar, bugün dahi tazim ile yâd edilen kıymetli âlimler, hakimler,
mütehassıslar, üstadlar yetiştirmişler, dünyanın hocası, medeniyetin
rehberleri olmuşlardır.

O zaman, yarı vahşi olan Avrupalılar,
fenni bilgilerini İslam üniversitelerinde öğrenmişler, hatta Papa
Sylvester gibi, hıristiyan din adamları da Endülüs üniversitelerinde
okumuştur. Bugün bile, hâlâ Avrupa dillerinde kimyaya �Chemie� ve cebire [Arapça El-cebir kelimesinden] "Al-gebra" adı verilmektedir. Çünkü bu ilimler, önce müslümanlar tarafından dünyaya öğretilmiştir.

Avrupalılar,
dünyayı tepsi gibi dümdüz ve etrafı duvarla çevrili zannederken,
müslümanlar, ilk olarak, dünyanın yuvarlak olduğunu ve döndüğünü
buldular. Musul civarında, Sincar sahrasında, meridyenin uzunluğunu
ölçtüler ve bugünkü rakamları elde ettiler. Bundan başka, Müslümanlar,
son derece cahil ve mutaassıp olan, orta çağ papazlarının men ettiği,
eski Yunan ve Roma felsefe kitaplarının tercümesi işini ele almış ve
bunların ortadan kalkmasına, yok olup gitmesine mani olmuşlardır. Bugün
insaflı hıristiyanların kabul ettiği gibi, hakiki Rönesans, İtalya�da
değil, Abbasiler zamanında, Arabistan�da başlamıştır ki, Avrupa�daki
Rönesans�tan çok çok öncedir.

Müslümanların son zamanlarda,
ilim sahasında en büyük rehberi, Osmanlılar idi. Bütün Hıristiyan âlemi
bu İslam devletinin, dünyadaki terakkilere ve keşiflere kayıtsız
kalması için siyasi ve askeri hücuma geçtiler. Bir taraftan, haçlı
saldırıları, bir taraftan da, bunların ihdas ettikleri, bid' at sahibi
müslümanların yıkıcı ve bölücü çabaları, Osmanlıların fen ve teknikte
rehberlik yapmalarına mani oldular. Türkler, dışardan ve içerden
yapılan saldırılardan dolayı, çok zarara uğradılar. Tesirleri fazla
olan yeni silahlar yapamadılar. Ülkelerinin büyük kaynaklarından layıkı
ile faydalanamadılar. Kendi vatanlarında sanayii ve ticareti
yabancılara kaptırdılar. Fakir düştüler.

Dünyada, her gün, her
sahada birçok yenilikler yapılmaktadır. Bunları biz devamlı takip
etmeye, öğrenmeye ve öğretmeye mecburuz. Yalnız sanayi ve teknik
sahasında değil, din ve ahlak üzerinde de ecdadımız gibi olmamız,
gençlerimizi, imanlı, güzel ahlaklı yetiştirmemiz gerekir.

Dinimiz,
din bilgileri ile fen bilgilerini birbirinden ayırmıştır. Din
bilgilerinde, İslam ahlakında ve ibadetlerde en ufak bir değişiklik
yapmayı şiddetle men etmiştir. Dünya işlerinde, fen bilgilerinde ise,
her değişikliği yapmayı, bütün yeni keşifleri öğrenmemizi ve yapmamızı
emretmiştir. Osmanlı Devletini ele geçiren sözde aydınlar, dinimizin bu
emrinin tam tersini yaptılar. Masonlara aldanarak din bilgilerini
değiştirmeye, dinin esaslarını yıkmaya çalıştılar. Avrupa�nın fende
ilerlemesine, yeni keşiflere gözlerini kapadılar. Hatta fen
bilgilerine, modern tekniğe uymak isteyen büyük Türk sultanlarını şehid
ettiler. Masonların elinde maşa olarak, ilerlemeyi, teknikte değil de,
dinde reform yapmakta, bölücülükte aradılar.





Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 17.06.2008 14:12:13
Kaynak : DİNİMİZ İSLAM
Yazıyı Ekleyen : merve
 Bu  yazı Bugün 1 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 406 kez okundu.
merve bugüne kadar toplam 1512 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Son yorumlananlar ::..

gerçek ve hayal

BAŞÖRTÜSÜ İÇİN

VALLAHİDE ÖZLEDİK

hareketli gül resimleri

fethullah gülen/medinenin gülü


..:: Günün Yazıları ::..

lütfen okuyunnnnnnnnnn !!!!!!!!

Hz.Muhammed (S.A.V.) Efendimizin Hayatı-Özet

Allahu ekber

AŞURE GÜNÜ

göz yanılması çok ilginç


Bugün Hiç Okunmadılar..

ZEKAT'IN HİKMETLERİ

YOKSULA GÖSTERDİĞİ İLGİ İMANINA SEBEP OLDU

HİKMETLİ SÖZLER_1

Sakal Bırakmak İçin Hanımdan İzin Almak Gerekir mi?

Dirilen Ölü


..:: Online Üyeler ::..

azem , taha25 ,

Doğum Günü Bugün Olanlar
nevzat , ütopya , halithan , perestijdide , ba_hadır , ba_hadır_12 , karfa , rüzgar ali ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

hz ibrahimAnnemsalavatsalih amellesalih amelözgürnas suresibendim efendimosmanl400

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   insanlık
   heaven
   tevhit06
   zeekra
   ayfera

Tefekkür Yazarları
Ayşe Üzümcü , Şükran Taşdelen ,Zeynep Işık ,Nurcan Hazyadaranlı Emine Güneş

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. kendi yazınızı yazıyor iseniz adınızı belirtmek zorunda değilsiniz kullanici adiniz yazınızın altında yayınlanacaktır. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını saglayablirler. islamiyazilar.com yazarlarin kendi goruslerine saygi duymakla birlikte suc unsuru teskil eden yazilari yayinlamama veya yayinlanmiş olanlari yayından kaldırma hakkını saklı tutar.


eXTReMe Tracker
hosting