|
..:: Bir Ayet ::..
|
|
Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah,
va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir
|
|
..:: Bir Hadis ::..
|
|
Biri diğerine ihanet etmediği müddetçe iki ortağın üçüncüsü ben olurum. Biri arkadaşına ihanet etti mi ben aralarından çekilirim. |
|
|
Başlangıç sayfanıza talibiz
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın
DELİK KOVA
|
| |
|
| |
DELİK KOVA
Bir zamanlar efendisinin evine her gün nehirden su taşıyan bir köle vardı. Köle
boynunda taşıdığı bir sopanın iki ucuna birer kova asar, bu kovaları nehirden
aldığı su ile doldurur ve eve getirirdi.
Ancak kovalardan birisi birkaç yerinden delinmiş eski bir kovaydı. Dolayısıyla,
nehirde ağzına kadar doldurulan suyun ancak yarısını tutabilirdi eve kadar.
Diğeri ise yep yeni ve sağlam bir kovaydı. Suyu hiç sızdırmadan taşırdı. Tam iki
yıl bu böylece devam etti. Sucu köle nehirde iki tam kova dolduruyor,
efendisinin evine geldiğinde ise geriye sadece bir buçuk kova su kalıyordu.
Deliksiz kova bu başarısıyla gurur duyuyor ve ?Ben işimi tam görüyorum? diyerek
böbürleniyordu. Zavallı delik kova kusurundan dolayı utanıyor ve kendisinden
beklenenin sadece yarısını yapabildiği için hep üzülüyordu. İki yıl boyunca
deliğinden su sızdırmayı içine sindiremediği için, bir gün dile gelip nehir
kenarında sucuya şöyle dedi:
-Ey sucu insan! Kendimden utanıyorum ve senden özür dilemek istiyorum.
-Niye ki? diye sordu sucu.
-Neden utanıyorsun?
-İki yıl boyunca, yan tarafımdaki çatlaklar yüzünden sular akıp gitti ve yükümün
sadece yarısını efendinin evine götürebildim. Benim kusurum nedeniyle sen de
gayretlerinin karşılığını tam alamıyorsun.
Sucu eski delik kovaya acıdı ve şefkatli bir sesle şöyle dedi:
-Efendinin evine dönerken, yol kenarındaki çiçeklere bir dikkat et istersen.
Gerçekten de, tepeye çıkarken, delik kova yol kenarındaki enfes yaban
çiçeklerini gördü ve bu onu birazcık neşelendirdi. Ama yolun sonunda yine
kederlendi, çünkü yükünün yarısını yine çatlaklardan akıtmıştı. Bu
başarısızlığından ötürü sucudan yine özür diledi. Sucu kovaya şöyle dedi:
-Yolun sadece senin tarafında çiçekler açtığını, diğer tarafında hiç çiçek
olmadığını farketmedin mi? Bu neden böyle biliyor musun? Ben senin delik
olduğunu baştan beri biliyordum ve bundan faydalanmak istedim. Senin tarafındaki
yol kenarına çiçek tohumları ektim. Ve her gün dereden dönerken onları sen
suladın. İki yıl boyunca bu güzel çiçeklerle efendimin masasını
süsleyebildiysem, bu senin sayende oldu. Senin sayende, efendimin odası
böylesine güzelleşti.
İlham Öyküleri - Murat Çiftkaya
|
| Eklenme Tarihi: 17.06.2008 14:12:13 |
| Kaynak : İSLAMİYET |
| Yazıyı Ekleyen :
merve |
| Bu yazı Bugün 0 kez okundu. |
| Bu yazı Toplam 217 kez okundu. |
| merve bugüne kadar toplam 1512 yazı ekledi. |
|
|
|
| |
..:: Son yorumlananlar ::.. |
|
|
|
..:: En Son Arananlar ::.. | |
|
erkam,
aile,
sii,
peygambe,
gusul,
nisa,
sia,
hz ibrahim,
coco,
hased,
|
|
..:: Rasgele 5 Üyemiz ::.. | |
|
|
|
| Tefekkür Yazarları |
| Ayşe Üzümcü , Şükran Taşdelen ,Zeynep Işık ,Nurcan Hazyadaranlı Emine Güneş |
|
|
Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı
yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. kendi yazınızı yazıyor
iseniz adınızı belirtmek zorunda değilsiniz kullanici adiniz yazınızın altında
yayınlanacaktır. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar
suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının
kaldırılmasını saglayablirler. islamiyazilar.com yazarlarin kendi goruslerine
saygi duymakla birlikte suc unsuru teskil eden yazilari yayinlamama veya
yayinlanmiş olanlari yayından kaldırma hakkını saklı tutar. |
|
|