Kim günah işleyip de tövbe eden kimseyi, işlediği o günahtan dolayı kınarsa, kendisi o günahı işlemeden ölmez
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Diline sahip ol. Evin sana dar gelmesin. Günahların için ağla.


İnternete güvenli bir başlangıç yapın
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Peygamberlerimiz » CENNET


CENNET
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...

RESULULLAH' IN (SAV) DİLİNDEN

CENNET

İman edip salih amellerde bulunanlar ise cennet halkıdırlar, orada süresiz kalacaklardır.

(Bakara Suresi, 82)





Giriş
İnsan,
dünya hayatında nefsindeki kötülükleri yenip ömrünü Allah' ın razı
olacağı şekilde geçirmekle sorumludur. Bunun içinse kendisine ortalama
altmış yetmiş yıl gibi çok az bir süre verilmiştir. Allah, rızasını
kazanan kulları için, dünyadaki bu kısa yaşamın ardından, sonsuz ve
eşsiz bir hayat yaratmıştır. Dünya hayatındaki bu ömür göz açıp
kapayıncaya kadar, hızla tükenip geçmektedir. Bu süre içerisinde sabır
gösteren, güzel ahlakta kararlı davranan, Allah' a samimi bir kul olan
kimseler ahirette çok büyük bir mükafatla; sonsuz cennet hayatıyla
karşılaşacaklardır. Kuşkusuz bu Rabbimiz' in kullarına olan ihsanının,
rahmetinin ve sevgisinin çok önemli bir tecellisidir.
Rabbinizden
olan mağfiret ve eni göklerle yer kadar olan cennete (kavuşmak için)
yarışın; o, muttakiler için hazırlanmıştır.

(Al-i İmran Suresi, 133)
Allah
her insanı, herşeyin en güzelinden, en mükemmelinden zevk alacak ve
bunlara karşı büyük bir özlem duyacak bir ruh ile yaratmıştır. Bu
nedenle insan, hayatı idrak etmeye başladığı andan itibaren bu
mükemmelliğe ulaşabilmek için, içinde sürekli olarak büyük bir istek
duyar. Daima bir güzellik ve nimet arayışı içerisinde olur. Ancak buna
ne kadar çok istek duyarsa duysun ve bunun için ne kadar çok çaba
harcarsa harcasın, dünya hayatında hiçbir zaman aradığı mükemmellikle
karşılaşamaz. Çünkü Allah dünya hayatını özel olarak kusurlu ve eksik
olarak yaratmıştır.


Elbette Allah' ın bu yaratışında pek çok hikmet vardır. Çünkü "O
Allah ki, yaratandır, (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir,
' şekil ve suret' verendir. En güzel isimler O' nundur. Göklerde ve yerde
olanların tümü O' nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir." (Haşr
Suresi, 24) ayetiyle bildirildiği gibi, Allah' ın yaratışı kusursuzdur.
Rabbimiz herşeye güç yetiren, dilediğini yaratmaya kadir olandır.
Dolayısıyla dünya hayatındaki bu eksikliklerin bir amacı vardır.
Rabbimiz' in bu yaratışının hikmetlerinden biri, insanın cennetin
varlığını kavramasına ve bunun için samimi bir gayret harcamasına
yöneliktir.


Allah insanın fıtratını ancak cennette rahat edebileceği ve nefsinin
isteklerini ancak burada karşılayabileceği şekilde yaratmıştır.
Kuran' ın pek çok ayetinde bu gerçek insana bildirilmiştir. Asıl
hayatını cennette yaşayacağını, bu nedenle tüm çabasının da sonsuz
güzellikler yurdu olan cennete yönelik olmasını hatırlatmıştır. Bu
konudaki Kuran ayetlerinden bazıları şöyledir:


Bu dünya hayatı, yalnızca bir oyun ve ' (eğlence türünden) tutkulu
bir oyalanmadır' . Gerçekten ahiret yurdu ise, asıl hayat odur. Bir
bilselerdi. (Ankebut Suresi, 64)


Gerçek şu ki, ebrar olanlar (iyiler, doğru olanlar), elbette
nimetler içindedirler. Tahtlar üzerinde bakıp-seyretmektedirler.
Nimetin parıltılı-sevincini sen onların yüzlerinde tanırsın. Onlara
mühürlü, katıksız bir şaraptan içirilir. Ki onun sonu misktir. Şu halde
yarışmak isteyenler, bunun için yarışsınlar. (Mutaffifin Suresi, 22-26)
İşte
bunların karşılığı, Rablerinden bağışlanma ve içinde ebedi kalacakları,
altından ırmaklar akan cennetlerdir�

(Al-I İmran Suresi, 136)
Allah
dilediğine rızkı genişletir-yayar ve daraltır da. Onlar ise dünya
hayatına sevindiler. Oysaki dünya hayatı, ahirette (ki sınırsız
mutluluk yanında geçici) bir meta' dan başkası değildir. (Ra' d Suresi,
26)


Orda diledikleri herşey onlarındır; Katımız' da daha fazlası da var. (Kaf Suresi, 35)

Peygamber Efendimiz (sav) de bir hadis-i şerifinde dünya hayatının
yanında, cennetin insan için nasıl büyük bir nimet olduğunu şöyle bir
örnek ile açıklamıştır:


Cennette, yay kadar bir yer, Güneş' in üzerine doğduğu veya battığı
şeyden (dünyadan) daha hayırlıdır. [Kütüb-i Sitte-14, s. 429/2]


İnsan, bu konuda hiçbir bilgisi olmasa dahi, dünya hayatının
eksikliklerini ve nefsindeki nimetlere karşı duyduğu özlemi kısaca
düşündüğünde, bu gerçeği kolaylıkla anlayabilecektir. Zira Allah, dünya
hayatının asıl hayat olmadığının anlaşılması için insana pek çok delil
yaratmaktadır. İnsan hemen her gün, başta kendi bedeninde olmak üzere,
dünya hayatının eksiklikleriyle karşılaşmaktadır. Sadece hayatta
kalabilmek için dahi, çok sayıda tedbir almak zorundadır. En küçük bir
ihmalde hastalıklarla, yaralanmalarla ve hatta ölümle yüzyüze
gelebilmektedir. Ömrünün büyük bölümünü vücudunun acizliklerini telafi
etmeye ayırır. Ancak tüm bu çabaya rağmen geçen yıllarla beraber vücudu
büyük bir bozulmaya uğrar. İnsan bedeni gibi, en güzel çiçekler bile
zamanla solar; en güzel renkli, en hoş kokulu güller, laleler,
menekşeler çürüyüp bozulur. En lezzetli ve en taze görünümlü meyveler,
sebzeler kısa süre içinde çürüyüp yenemeyecek hale gelir. En ihtişamlı
evler, eşyalar, arabalar zamanla eskir, kırılıp dökülür.
İşte
bunların karşılığı, Rablerinden bağışlanma ve içinde ebedi kalacakları,
altından ırmaklar akan cennetlerdir�

(Al-I İmran Suresi, 136)
Bu
sayılanlar, insanın dünya hayatında muhatap olduğu milyonlarca
eksiklikten yalnızca birkaç tanesidir. Ancak sadece bunlar bile,
insanın özlem duyduğu asıl yerin dünya olmadığını anlaması için
yeterlidir.


İnsan, tüm bu eksiklikler karşısında içten içe, daima mükemmelliği,
bu eksikliklerin hiçbirinin olmadığı bir dünyada yaşamayı ister.
Hastalıkların, ölümlerin, savaşların, kavgaların, kötülüklerin,
eksikliklerin, sıkıntıların hiç yaşanmadığı bir dünyanın özlemini
çeker. Bu amaçla, hiçbir sorunun olmadığı mutlu bir hayatı, dünya
şartlarında oluşturabilmenin yollarını arar. Oysa Allah, Kuran' da
insanlara bu hayatı ancak cennette yaşayabileceklerini bildirmiştir.
İnsanın bunun için yapması gereken ise son derece kolaydır: Rabbimiz' in
rızasına uygun bir yaşam sürmek. Bunun ardından -Allah' ın takdiriyle-
kendi istek duyduğundan ve hayal edebildiğinden çok daha üstün,
kusursuz ve sonsuz mutlulukla dolu bir hayatla karşılaşacaktır.


İnsanın aradığı, özlem duyduğu, sevdiği herşeyin sadece cennette
olduğunu anlaması için, Allah Kuran' da cennet nimetleri hakkında pek
çok bilgi vermiştir. Kitabın ilerleyen bölümlerinde Kuran ayetleri ve
Peygamber Efendimiz (sav)' in hadisleri doğrultusunda Rabbimiz' in bizler
için hazırladığı bu eşsiz nimetleri anlatacağız.
Rableri
onlara Katından bir rahmeti, bir hoşnutluğu ve onlar için, kendisine
sürekli bir nimet bulunan cennetleri müjdeler.

(Tevbe Suresi, 21)
Ayrıca
İncil' den, Kuran ayetleri ve Peygamberimiz (sav)' in hadisleri ile
mutabık olan sözlere de yer vereceğiz. Kuran ayetlerinde bizlere
İncil' in zaman içinde tahrif edildiği, bu nedenle içinde çeşitli yanlış
inanışları barındırdığı bildirilmektedir. Günümüzde mevcut olan
İncil' de hak bölümler olabileceği gibi insanlar tarafından eklenmiş
hatalı bilgiler de bulunmaktadır. Bu nedenle İncil' de yer alan
açıklamaları Kuran ayetleriyle ve Peygamber Efendimiz (sav)' in
hadisleriyle uyumlu oldukları ölçüde değerlendirmeye almak
gerekmektedir.


Bu kitapta da bu ölçü göz önünde bulundurulmuş ve İslami kaynaklara
uygun olan İncil açıklamalarına yer verilmiştir. Bu kitapla
amaçlananlardan biri, insanlara asıl hayatın dünyada değil cennette
yaşanacağını, nefislerinin istek duyduğu güzelliklerin dünyada değil
cennette olduğunu hatırlatmaktır. Daha önce hiç düşünmemiş olsalar
dahi, ruhlarındaki, mükemmeliğe karşı duydukları özlemi
karşılayabilecek tek hayatın cennette olduğunu kavramalarına yardımcı
olmaktır.


Diğer bir amaç ise, insanların, cennetin eşsiz güzelliklerini,
sonsuza kadar sürecek olan zevklerini derinlemesine tefekkür
edebilmelerini sağlamaktır. Zira hem Kuran ayetleri hem de
Peygamberimiz (sav)' in hadisleri, bizleri pek çok insanın daha önce hiç
düşünmemiş olabileceği cennet nimetlerinden haberdar etmektedir.
Cennetteki ihtişamın, sınırsız nimetin ve yaşanacak olan güzel hayatın
anlaşılması, insanların cennete olan özlemlerini ve bu hayatı kazanmak
için harcayacakları çabayı artıracaktır. Allah' ın sonsuz rahmetine ve
eşsiz nimetlerine layık olabilmek için büyük bir şevk ve azimle
hayırlarda yarışmalarına vesile olabilecektir.
Allah,
mü' min erkeklere ve mü' min kadınlara içinde ebedi kalmak üzere,
altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler
vadetmiştir...

(Tevbe Suresi, 72)
Elbette
ki kitap boyunca yapılacak olan cennet tasvirleri, insan aklının ve
bilgisinin kavrayışıyla sınırlıdır. Gerçekte Allah' ın Kuran' da
bildirdiği ve Peygamberimiz (sav)' in hadisleriyle tarif ettiği cennetin
mükemmelliği ve güzelliği, insanın dünyada kendisine verilen akılla
kavrayabileceğinden ve tefekkür edebileceğinden çok daha üstün ve
benzersizdir. İnsan cennete dair güzellikleri ancak dünya hayatında
bildiği nimetlerle kıyaslayıp, bunlarla özdeşleştirerek
anlayabilmektedir. Ancak Rabbimiz' in orada salih kulları için
hazırladığı nimetlerin güzelliği, gerçek şekliyle ancak ahirette
kavranıp yaşanabilecektir. İnsan ruhunun bunlardan alacağı zevk ancak
orada tadılabilecektir. Bunun bir hikmeti ise, Rabbimiz' in tüm bu
nimetleri ve güzellikleri yalnızca iman eden kullarına lutfetmiş
olmasıdır. Allah inkar edenleri cennet nimetlerinden mahrum kılmıştır.
Ayetlerde, cennete giremeyen kimselerin ahirette cennete karşı
duyacakları derin özlemden ve yaşayacakları büyük pişmanlıktan
bahsedilmektedir. Bu kimseler hasretle cenneti anacak, sonsuza kadar
büyük bir pişmanlıkla cennete girmiş olmayı dileyeceklerdir. Elbette ki
onlar da dünya hayatında cennetin varlığından, oradaki güzelliklerden
haberdar olmuş ancak bu gerçeği göz ardı etmişlerdir. Nefislerindeki bu
isteği dünya hayatında karşılayabileceklerini düşünerek var güçleriyle
dünyaya yönelmişlerdir.


Umulur ki bu kitapta anlatılanlar, böyle büyük bir yanılgıya kapılan
insanların gerçek hayatın ahirette yaşanacağını anlamalarına ve
yaşamlarını, Rabbimiz' in rızasını kazanarak geçirmelerine vesile olur.
İman edenlerin ise cennete kavuşma özlemlerini, şevk ve azimlerini
artırarak Allah' ın en sevdiği kullarından olabilmek için hayırlarda
yarışmalarını sağlar






hatice

(Eski Mesaj)
 kimyazmışsa eline sağlık çooooooooooook güzel uydurmuşlar


şaban

(Eski Mesaj)
 ey güzel ALLAHIM sen teksin bu zalimleri islah et senden baska ilah yoktur


ebru

(Eski Mesaj)
 keske her sey allahın kelamlarıyla olsaydıda hiç dünyada herşey dogru ve güzel olsaydı seytan ve seytana tapanlar kahrolsun

Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 17.06.2008 14:12:13
Yazıyı Ekleyen : admin
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 3650 kez okundu.
admin bugüne kadar toplam 3487 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
dedektör
nokta dedektör
nasıl gidilir
karikatür

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

KURANDAKİ SIRAYA GÖRE SURE İSİMLERİ

4 BÜYÜK KİTAP HANGİ PEYGAMBERLERE GELDİ

KIYMETLİ KADIN İSİMLERİ

Sıkıntı anında çekilecek tesbihler..

allahın 7 ismi


Bugün Hiç Okunmadılar..

***NİYET ALTIN GİBİDİR***

HALİD BİN SAİD'İN İSLÂM'A GİRİŞİ

DOĞRULUĞUN DİNDEKİ YERİ

İmanı verdin bize, alma Yarabbi

ANZAKLI ÖMER2İN HİKAYESİ


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
ahmet159 , skyne , nsa , seyhannet , ysmnkndmr , csn111 , yusuf14 , ebruli ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

saveyorumilkbayram hocaiffetdakikayusufun kuyusuanneleredepmazeret

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   güneş gözlüm
   anversli
   seda
   Abdullah Keles
   muhammed nail

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.