|
..:: Bir Ayet ::..
|
|
Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah,
va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir
|
|
..:: Bir Hadis ::..
|
|
Biri diğerine ihanet etmediği müddetçe iki ortağın üçüncüsü ben olurum. Biri arkadaşına ihanet etti mi ben aralarından çekilirim. |
|
|
Daha çok kişiye ulaşabilmemiz için
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın
Bir akşam alacası
|
| |
|
| |
Akşamın dar vakti. Sokakta kalmanın insana acı verdiği saatler. Çocukluğumdan kalma bir tekerleme doldurur bu saatleri daima. “Evli evine, köylü köyüne. Evi olmayan…” Bu saatlerde sanki bütün insanlar öteki insanlara gidebilecekleri bir evlerinin olduğunu ispat etmek telâşına düşer. Çoğunun yüzünde buruk bir yorgunluk vardır bu saatlerde. Çalışan kadınlar eve gidince yeni baştan başlayacak olan mesailerinin düşüncesiyle bir kat daha düşerler otobüs minibüs kuyruklarında. Taşınamayan bir günün yorgunluğu bazen hiç tanımadığı bir insanla konuşmaya başlamanın çaresizliğini sunar. Yaşlı kadın “Daha hayatının başındasın” dediği genç kadına başlıyor anlatmaya: - Bekârken çalışmak kolay. Anneciğim soframı önüme hazır ederdi. Gezmeye gitmek gibi o zaman çalışmak. Hele bir de çocuğun oldu mu?.. Yataklar yorgunluğunu almaz olur. Ayakta, bir elim otobüsün borusunda uyuduğumu çok bilirim. Genç kadın: - Ben evliyim. Bir buçuk yaşında bir kızım var, diye cevap veriyor yaşlı kadına. Sanki “Bütün anlattıklarını biliyorum” dercesine… Bir daha konuşmuyorlar birbirleriyle. Birbirlerinin tarafına bile bakmaz oluyorlar. Birden yanık bir ses sarıyor her tarafı: - Geceler sensiz… Geceler sensiz… Amâ bir adam elindeki sopayı iki yana çarpa çarpa şarkı söylüyor. Hayır şarkı söylemiyor adeta geceye savaş açmış. Baş kaldırmış. Adamın yanık sesi yolculara, gecenin, gelmekte olan geceden başka bir gece olduğunu düşündürüyor bir anlık. Ellerini ceplerini atıyor bazıları. Umursamadan tutulan kağıt kutunun içine üç beş kuruş atabilmenin mücadelesini veriyorlar. Şarkıyı söyleyenin başı dimdik. Yere düşen paralara aldırmıyor bile. “Hemşehrim dur hele” diye kendini uyarmaya çalışanlara hiç kulak asmıyor. Şarkısını söylüyor tüm gücüyle. Akşam serinliği âmânın sesinden de güç alarak tüyleri diken diken ediyor. Kendinden hoşnut olmayanlara bile varlığıyla bir parça hoşnutluk dağıtıyor adam. Kuyruktakilerin çoğu “iyi ki benim gözlerim var” diye sevindiğini saklayamıyor karşısındakinden. “Gözüm var ama neyi görüyorum?” sorusunu sorabilecek birini beyhude aramaktayım. Aradığım cevabı kendimde bulamazken |
| Eklenme Tarihi: 17.06.2008 14:12:13 |
| Yazıyı Ekleyen :
Zahra |
| Bu yazı Bugün 0 kez okundu. |
| Bu yazı Toplam 187 kez okundu. |
| Zahra bugüne kadar toplam 62 yazı ekledi. |
|
|
|
| |
..:: Son yorumlananlar ::.. |
|
|
|
..:: En Son Arananlar ::.. | |
|
SEN,
cehennem,
kom,
maun,
ARKADAS,
agd,
can Ahmet,
tavaf,
mescit,
osmanl,
|
|
..:: Rasgele 5 Üyemiz ::.. | |
|
|
|
| Tefekkür Yazarları |
| Ayşe Üzümcü , Şükran Taşdelen ,Zeynep Işık ,Nurcan Hazyadaranlı Emine Güneş |
|
|
Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı
yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. kendi yazınızı yazıyor
iseniz adınızı belirtmek zorunda değilsiniz kullanici adiniz yazınızın altında
yayınlanacaktır. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar
suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının
kaldırılmasını saglayablirler. islamiyazilar.com yazarlarin kendi goruslerine
saygi duymakla birlikte suc unsuru teskil eden yazilari yayinlamama veya
yayinlanmiş olanlari yayından kaldırma hakkını saklı tutar. |
|
|