Himmet yönüyle insanların en yücesi hem dünya hem de ahiret işine himmet gösteren mü'mindir.
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Allah bir kulu sevdi mi, onu dünyadan korur. Tıpkı sizden birinin hastasına suyu yasaklaması gibi.


..:: Linkler ::..
football news, Çiçek, Online Strateji Oyunu, Dergi

..:: Reklam ::..
İnternete güvenli bir başlangıç yapın
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Aile Hayatı » BOŞAMA (TALAK)


BOŞAMA (TALAK)
 
 
İslâm' da boşama hakkının erkeğin
elinde olması, erkeğin, kadın istediği anda boşayabilmesi demek
olacağı, bu yüzden boşanma olaylarının çoğalmasıyla kadınların gadre
uğrayacağı iddia edilerek, İslâm' daki "talak=boşama" müessesesi tenkit
edilir.



Konunun Islâmî yönüne değinmeden, diyalektik açıklamasını vermeye çalışalım:



Önemli olan boşama yetkisini kadına ya da erkeğe vermek mi, yoksa
boşanma olaylarını olabildiğince azaltarak, bundan doğacak maddî ve
manevî zararların maksimum düzeyde önüne geçmek mi? Elbette ikincisi
denilecektir. Öyleyse
İslâmî olan ve olmayan toplumlar arasında, boşanma olayları konusunda
karşılaştırmalı bir istatistik yapıp, bunun hangisinde daha zararlı
boyutlara vardığına bakmak, daha gerçekçi bir yol olmaz mi? Biz hemen
şuracıkta, İslam' ın bu öğretisini haksızlık gören batı ülkelerinin en
gelişmişi olan Amerika' da, seksenli yıllardaki boşanma oranını
söyleyiverelim, yüzde kırk sekiz. Ve hemen ekleyiverelim: Günümüzde
olduğu gibi, tarih boyunca İslam' ın hayattan olabildiğince
uzaklaştırıldığı dönemlerde bile,
İslâm toplumlannda bu oran, bunun yarısına dahi çıkmamıştır. Öyleyse
niçin sistemlerin sonuçlarına değil de, prensiplerine bakılıyor?,



Şimdi İslâm' a dönelim: Erkeğin daha önce sözünü ettiğimiz konumundan ve
tüm malî sorumlulukların onun omuzlarında olduğundan ötürü
İslâm' da boşama yetkisi ona verilmiştir. Erkek yerine kadına verilmesi
gerektiğini söyleyen zaten olmadığına göre, tek ihtimal, bu hakkı
ikisinin beraberce kullanmaları ihtimalı kalıyor. O takdirde:



1- Kadın güçlü olan duygusal davranışların etkisiyle boşanma olayını daha çok gündeme getirecek ve ailenin huzurunu bozacaktır.



2- İki taraftan da gelebileceği için boşanma isteği en az (çünkü kadın
daha duygusaldır) iki katına çıkacak veya karşı tarafın da bunu kabul
etmesiyle boşanma olayları da yine en az iki kat daha artacak, (Nitekim
Amerika' daki istatistikler bunu gösteriyor) ya da kabul etmemesiyle
düşmanlık, sürtüşme ve geçimsizlik daha da çoğalacaktır.



3- Böyleec ya, evleri kendilerine zindan haline getirilen eşler başka
ilişkilerle hayat sürdürmeye devam edecekler ve artık birbirlerinin,
sevecekleri eşle huzur dolu bir yuva kurmalarına engel olacaklar, ya da
bir taraf boşanmada aşırı istekli olan diğer tarafın bu arzusunu
istismar edip, ondan ancak çok büyük meblâglar alarak boşanmayı kabul
edecek ve diğerini zarara sokacaktır.



4- Bu arada boşanmak isteyen eşlerin ömürleri mahkeme kapılarında
geçecek ve herkesin huzurunda birbirinin kirli çamaşırlarını ortaya
dökerek, ondan sonraki hayatlarını da lekeleyecek ve karartacaklardır.



Halbuki İslâmî boşama tarzı, özellikle aile hayatının da İslâmî olduğu
bir toplumda, hem işleyişi, hem de sonuçları açısından son derece fitrî
ve makul görünmektedir:



(1) Bir defa boşama, helâl olmakla beraber, "Allah katında helâlların
en çirkinidir" (Ebû Dâvûd, talak 3; ibn Mâce, talak 1 .) ve en son
başvurulacak bir çâredir. "Allah sık sık eş değiştiren çeşnici
erkeklere ve çeşnici kadınlara lânet eder." (el-Hindî, Kenzu' l-Ummâl
IX/661; Suyûtî, e!-Câmi' us-sağîr H. No. 3288 (Taberânî' den)) Yani
boşama, büyük ölçüde dinî engelle karşı karşıyadır.



(2) Sünnetin öğrettiği boşama biçimi hiçbir sistemde bulunmayan birleştirici ve yapıcı özellikler taşır:



a) Kadın erkeği âdetli halinde boşayamayacak, âdeti bittikten sonra hiç
cinsel ilişkide bulunmadığı temizlik süresinde boşayacaktır. Böylece
cinsel ilişkiye acıktığı bir anda onu gözden çıkaramayacak ve boşaması
zorlaşacaktır.



b) İslâm' da kadınla erkek birbirine üç bağla bağlı bulunduklarından,
birinci boşamada kadının erkekle bütün ilişkileri kesilmeyecek, kadın
"iddet" dönemine girecektir. Böylece erkek yalnızlığın tadını birazcık
tadacak, karısını arzulayacak ve boşadığı andaki duygularından
sıyrılmış olarak düşünme imkânı bulacak ve köklü bir sebep yoksa, yeni
bir nikâha bile gerek kalmadan karısına dönecektir. Aynı imkân ikinci
boşamasında da tanınacak, üçüncü defa boşaması ise böyle önemli bir
kurumu hafife alma anlamı taşıyacağından, artık o kadına dönmesine izin
verilmeyecek ve erkek bir bakıma cezalandırılmış olacaktır.



(3) Boşamada sünnete uymaz ve yasaklanan bid' at türü bir boşama ile
karısıyla kendi arasındaki bütün bağları bir anda koparırsa, bu boşama
da geçerlidir. Ancak erkek bir suç işlemiştir ve cezasını görmelidir.
Bir defa yaptığı iş bir günahtır ve manevî sorumluluğu vardır. Karısına
artık istese de dönemeyecektir. Onun "iddeti" süresince her türlü
nafakasını sağlayacak ve malî bir cezaya çarptırılacaktır. Ve görüldüğü
gibi, bu sistemde gadre
uğrayan kadın değil, aslında erkektir. Bu yüzden, işin manevî
sorumluluğu bir tarafa, bu riskleri göze alamayınca erkek kolay kolay
boşama yoluna gidemeyecektir. Bu, işin işleyiş biçimine değil, sonucuna
bakmakla kolayca anlaşılabilir.



Diğer yönden boşanmak için ciddi sebepler varsa, kadın-erkek bir sürü
engelle karşılaşmadan, mahkemelere düşüp, milletin huzurunda
birbirlerini rezil etmeden kolayca ayrılabilecekler ve özledikleri
yuvayı kurmak için şanslarını yeniden deneyebileceklerdir.



Boşama uygulaması bu söylediğimiz biçimde olmaz ve kadının hakları
çiğnenirse, mahkemeleri yanında bulacak ve "haklı, hakkını alıncaya
kadar güçlü" olacaktır.





Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 17.06.2008 14:12:13
Kaynak : MENZİL
Yazıyı Ekleyen : merve
 Bu  yazı Bugün 2 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 435 kez okundu.
merve bugüne kadar toplam 1512 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Son yorumlananlar ::..

EY içimin huzuru yüce MEVLAM...

Çok GüzeL bir Dua..

YA VEDUD AŞKINA DİLENCIYIM.......!!

İMAN...

DUA


..:: Günün Yazıları ::..

KURBAN BAYRAMI İLE İLGİLİ YAZI

İLGİNÇ

En güzel bebek resimleri

Kurban bayramı için tebrik kartları

göz yanılması çok ilginç


Bugün Hiç Okunmadılar..

Prof. Dr. Abdulkerim Germanus'un Hatiralari - 2‏

PEŞİNDEN GECE GELMEYECEK GÜN

Zaman Akıp Giden.....

Harp Hiledir

GÖNÜLLER KERVANI


..:: Online Üyeler ::..

führer , seyma ,

Doğum Günü Bugün Olanlar
ssk , Allah_affetsin , meco ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

İBRETLİK RESİMLERHZ HARUNseymaahirdürüstlükmekruhbu sitemakiriselviibretlik

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   kıyam_eri
   nuresma
   canfeda
   extcurse
   S@LİH

Tefekkür Yazarları
Ayşe Üzümcü , Şükran Taşdelen ,Zeynep Işık ,Nurcan Hazyadaranlı Emine Güneş

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. kendi yazınızı yazıyor iseniz adınızı belirtmek zorunda değilsiniz kullanici adiniz yazınızın altında yayınlanacaktır. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını saglayablirler. islamiyazilar.com yazarlarin kendi goruslerine saygi duymakla birlikte suc unsuru teskil eden yazilari yayinlamama veya yayinlanmiş olanlari yayından kaldırma hakkını saklı tutar.


eXTReMe Tracker
hosting