Cuma gününde öyle bir saat vardır ki, şayet bir müslüman kul o saate rastlar da Allah’tan bir hayır isterse, Allah onu kendisine mutlaka verir.
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Bağışını geri alan kimsenin durumu şu köpeğin durumu gibidir: Yalını yer, iyice doyunca kusar. Sonra kusmuğuna tekrar dönüp onu yer.


İslamiyazılar gözünüzün önünde olsun
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Aile Hayatı » Ana Baba Ve Yaşlı Hakkı


Ana Baba Ve Yaşlı Hakkı
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...


Ana-baba hakkı üzerinde Kur' ân' da ısrarla durulur. Bu konudaki âyetlerden bir kaçı şöyledir:

Her insanın vebalini, kendi nefsine bağladık, her insan yaptıklarına
göre muamele görür. Nitekim kıyamet günü hesap defterini önünde açılmış
bulacaktır. Şöyle deriz ona: "Defterini oku. Bugün muhasebeci olarak
kendi işini görmeye kendin yetersin!" (İsra, 17/23-24)

Biz insana, annesine babasına iyi davranmasını emrettik. Zira annesi
onu nice zahmetlerle karnında taşımıştır. Sütten kesilmesi de iki yıl
kadar sürer. İnsana buyurduk ki: "Hem Bana, hem de annene babana
şükret, unutma ki sonunda Bana döneceksiniz." "Eğer onlar seni, şerik
olduğuna dair hiçbir bilgin olmadığı şeyleri, Bana ortak saymaya
zorlarlarsa sakın onlara itaat etme. Ama o durumda da kendileriyle iyi
geçin, makul bir tarzda onlara sahip çık. Bana yönelen olgun insanların
yolunu tut. Sonunda hepinizin dönüşü Bana olacak ve Ben işlediklerinizi
tek tek size bildirip karşılığını vereceğim." (Lokman, 31/14-15)

Âyetlerde Yüce Allah (c.c.), kendisine ibadet ve kulluk yapılmasını
emrettikten hemen sonra, ana-babaya iyilik ve ihsanda bulunmayı
emretmektedir. Bu, ana-baba hakkının Allah hakkından hemen sonra
geldiğinin ve ne kadar önemli olduğunun açık göstergesidir. Yine
âyetlerin bize yüklediği görev, ana-babamıza öf bile demememiz, onları
incitecek hiçbir söz ve davranışta bulunmamamız; onlara sevgi, saygı ve
ilgiyle yaklaşmamız ve en önemlisi onlara dua etmemizdir. Hattâ onlar
Allah' a şirk koşan kimseler olsalar ve bizi de müşrik olmaya zorlasalar
bile, onlarla dünyada güzel geçinmemiz ve ana-baba olarak haklarına
riayet etmemizdir. Nitekim Hz. İbrahim' den bize yadigar olarak
Kur' ân' da geçen ve her namaz sonunda okuduğumuz duada şöyle diyoruz:
"Ey Rabbimiz! Beni, annemi, babamı ve bütün müminleri kıyamet günü
affeyle." (İbrahim, 14/41)

Hikaye olunur ki, bir evlat hasta ******* üç yıl sırtında taşımış ve
bir gün annesine, hakkını ödeyebildim mi, diye sormuş, annesi şu cevabı
vermiş: "Ne gezer evlâdım. Sen beni sırtında taşıdın ama, yorulunca,
istirahat ve ihtiyaçların için yere indirdin. Bense seni dokuz ay,
kendimden hiç ayırmadan hep karnımda taşıdım ve besledim. Ben sana
büyüyesin diye bakardım. Sense bana çabuk öleyim diye bakıyorsun."

Sığındıkları mağaranın kapısı, yuvarlanan bir taşla kapanan üç adamın
yaptıkları güzel şeyleri şefaatçi yaparak mağaradan kurtuldukları
anlatılan hadiste (Buharî, "Enbiya," 50; Müslim, "Zikir," 100),
adamlardan birinin ana-babasına yaptığı hizmeti vesile yapması ve onun
akabinde yaptığı dua ile kurtulmaları ne kadar da dikkat çekicidir.

Ana-baba hakkı başta olmak üzere yaşlılara hürmet, onlara saygı ve ilgi
duyma hakkında Peygamberimiz�den bize gelen tavsiyelerden bir kaçı
şöyledir:

Ana ve babasının ihtiyarlık zamanlarında, bunlardan birine yahut
ikisine yetişip de, bunlara gereken hürmet ve hizmette bulunarak
Cennet' i hak edemeyen kimsenin burnu yerlerde sürünsün! (Bu ifadeyi üç
kere tekrar etmişlerdir.) (Müslim, "Birr," 8; İbn Hanbel, Müsned, 2/346

Herhangi bir genç yaşlılığından dolayı bir ihtiyara hürmet ederse, Yüce
Allah da yaşlandığında ona hürmet edecek kimseler halkeder. (Tirmizî,
"Birr," 15; Ebu Davud, "Edeb," 58)

Küçüklerine şefkat göstermeyen, büyüklerine değer ve saygı göstermeyen bizden değildir." (a.y.)

Saçı sakalı ağarmış yaşlı Müslüman' a saygı gösterip ikram etmek, Allah' a saygıdandır. (Ebu Davud, "Edeb," 23)

Düşkünleri görüp gözetiniz, zira siz ancak düşkünleriniz sayesinde
yardım görür ve rızıklanırsınız. (Tirmizî, "Cihad," 24; Ebu Davud,
"Cihad," 70)

Bereket, büyüklerinizin yanındadır. (Münavi, Feyzu' l-Kadir, 3/220)

Beli bükülmüş ihtiyarlar, süt emen bebekler, otlayan hayvanlar
olmasaydı belâlar sel gibi üstünüze dökülecekti. (Acluni, Keşfü' l-Hafâ,
2/230)

Hadislerde zayıf, bakıma, ilgiye muhtaç kimselere bakmaya, onların
sıkıntılarına katlanmaya teşvik, ihtiyarlar için ise, ihtiyarlığı
kabullenmeye yönlendirme vardır. Gençleri ihtiyarlığa hazırlayan
yönlendirici bir başka hadiste de şöyle buyurulmuştur:

Beş şeyden önce, şu beş şeyin kıymetini bilin: Ölümden önce hayatın,
hastalıktan önce sağlığın, meşguliyetten önce boş zamanın,
ihtiyarlıktan önce gençliğin, fakirlikten önce zenginliğin. (a.g.e.,
1/166-167)

Yaşlıları en iyi tedavi yolu ilgi ve şefkat, en iyi barınma yeri sıcak
aile ortamıdır. Huzurevi, Darü' l-acüze vb. yerler, bu değerlerin
dejenere olduğu toplumlarda alternatif olarak doğmuş yerlerdir.
Buralarda yaşlılara fizikî olarak çok iyi bakılsa bile, aile ortamında
var olan evlât ve torun sevgi ve sıcak ilgisi asla bulunmaz.

1999 yılı, Dünya Sağlık Örgütü tarafından Uluslararası Yaşlılar Yılı
ilân edildi. İnsanlar, yaşlılarıyla bütün gün ve yıl ilgilenemeyince,
hiç olmazsa bir günü yaşlılar günü ilân ettiler; bu ideal olmasa bile
elbette tamamen unutulmaktan iyidir.

Yaşlılarla İlgili Söylenmiş Sözler

Yaşlılar ve yaşlılıkla ilgili olarak pek çok şey söylenmiştir. Burada,
uzun tecrübeler sonucu söylenen bu güzel sözlerden bir demet sunmak
istiyoruz:

Yaşlanma, her insanın hem çok istediği, hem de hiç istemediği bir dönemdir. Her insan, yaşlılığa doğru koşar.

Yaşlılık da sevgi gibidir, saklanmaz. (Thomas Dekker)

Yaşlılık, kimilerinde bilgelik, kimilerinde ise ölümü gözleme dönemidir.

Yaşlılık, geçmişin muhasebesinin yapıldığı, tecrübe ve birikimlerin
yeni kuşaklara aktarıldığı, anılarla yaşanılan bereketli bir dönemdir.

Gençler bilebilse, yaşlılar yapabilse..

Gençler ümitleriyle, ihtiyarlar hayal ve hatıralarıyla yaşarlar..

Yüzü ışığa/gerçeğe yönelmiş olan insan her zaman gençtir ve yaşar.
İnsanın yaşı, ruhunun gençliğine yahut ihtiyarlığına bağlıdır.

Hayatı dünya ve âhiret olarak görürsek, ihtiyarlık hayatın sonu değildir. Yaşadığımız her an, kendi hakkını ister.

Rüyaların yerini pişmanlık doldurduğu zaman yaşlılık başlar.

Yaşlılar, bize kanlarından kan veren, canlarından can katanlardır.

Yaşlılık manen yükselme çağıdır.





irm

(Eski Mesaj)
 buralardan ödevimi, buldum burası bence çok mütiş saolunby


69852

(Eski Mesaj)
 süpr

Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 17.06.2008 14:12:13
Yazıyı Ekleyen : admin
 Bu  yazı Bugün 1 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 4796 kez okundu.
admin bugüne kadar toplam 3487 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
dedektör
nokta dedektör
nasıl gidilir
karikatür

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

4 BÜYÜK KİTAP HANGİ PEYGAMBERLERE GELDİ

KURANDAKİ SIRAYA GÖRE SURE İSİMLERİ

KIYMETLİ KADIN İSİMLERİ

şehid

Şahitlikte Bir Erkeğe İki Kadın Olmasındaki Hikmetler


Bugün Hiç Okunmadılar..

Şükrün önemi

gelecegimizi belirleyen kendi kararlarımız

Allahü teâlâ nasıldır

ihtimaller şiir

EN GÜZEL AŞK HİKAYESİ…


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
yılmaz , eylül 13 , nur , nur1 , taekwondocu_1580 , HATICE BACIM , ıboo , cankan , deda , YILMAZ42 , engin , phenomenon , 3562765831 , SAHADET_61 , duygusal , yağız ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

ahirete imanDOSThazretianama mektuphzhaticebaştelbiyeümmügülsümresimievrim

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   firtina
   muhammet şerif
   bucak
   adem
   tarihci

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.