Yardıma ihtiyacı olanlara sadaka dağıtmak vehayır yapmak istediğinde, hemen yap(geciktirme)
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Bir kısım insan vardır, Allah'ın mülkünden haksız bir surette mal elde etmeye girişirler. Halbuki bu, Kıyamet günü onlara bir ateştir, başka değil.


İnternete güvenli bir başlangıç yapın
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Aile Hayatı » ANNE-BABA


ANNE-BABA
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...

Toplum yapısının temeli olan ailenin kurucuları ve en önemli iki unsuru.

Allah' ın
insanlardan korunmasını istediği beş kutsal şeyden biri de, neslin
devamıdır. Neslin devamını Allah (c.c.), canlıların kabiliyet ve
yapılarına göre belli kanunlara bağlamıştır. Neslini devam ettirebilmek
için en büyük zorluklarla karşılaşan canlı da insanoğludur. İnsan,
canlıların en güçlüsü olmasına rağmen, doğduğu anda en zayıf olanların
başında gelir. Bazı hayvan yavruları doğumdan hemen sonra, bir kısmı da
kısa bir zaman sonra ayağa kalkabildiği, ihtiyaçlarını gidermeye
başlayabildiği hâlde insanoğlu ancak, doğumundan yıllar sonra bu
seviyeye gelebilir. Neslin devam edebilmesi için bütün bu zorlukları
çeken ana babalardır. Anne, yavrusunu dokuz ay karnında taşır,
hamilelik süresince pek çok güçlükle karşılaşır, hayatî tehlikeleri de
göze alarak çocuğunu doğurur. Hiç bir şeye gücü yetmeyen bebeğini
büyütmek için, uykusundan, istirahatinden, sıhhatinden feragat eder.
Nitekim Cenâb-ı Allah şöyle buyurur:


"Biz,
insana, ana-babasına iyilikte bulunmayı tavsiye ettik. Özellikle de
******* tasviye ederiz ki, o, kat kat zaafa düşerek ona hamile kalmış,
emzirmesi de tam iki sene sürmüştür. Binaenaleyh; bana ve ana-babana
şükret. " (Lokman, 31/14). Aile ve çocuğun ihtiyaçlarını temin etmek
için baba yılmadan, usanmadan çalışır, yemez yedirir, giymez giydirir.
Çocuğun bir yeri ağrısa, onlar daha fazla rahatsız olurlar.
Çocuklarının rahatını kendi rahatlarına tercih ederler. Bu zahmetli
meşgale, değişik safha ve şekillerde olmak üzere yirmi otuz yıl devam
eder. Hatta, ana-babanın çocuğuna gösterdikleri ilgi hayat boyu sürer
gider.


Allah' ın, ana-baba ve
çocuklar arasında yarattığı sevgi ve saygıdan kaynaklanan işte bu
hak-görev ilişkisi, insan neslinin yozlaşmadan, sıhhatli ve sağlam bir
şekilde devam edebilmesinin ve vazgeçilmez bir şartıdır.


Ana-babanın çocuklar üzerindeki haklarını şöyle sıralayabiliriz:

1.
İtaat (saygı): Çocukların ana-babalarına karşı en önemli görevleri
onlara itaat etmek, yapılması haram olmayan isteklerini yerine
getirmektir. Cenâb-ı Allah şöyle buyurur: "Biz insana, ana-babasına
iyilik yapmasını tavsiye ettik. Bununla beraber, hakkında bilgi sahibi
olmadığın (ilah tanımadığın) bir şeyi bana ortak koşman için sana
emrederlerse, artık onlara bu hususta itaat etme." (el- Ankebût, 29/8)
Bu ayet ashabtan Sa' d b. Ebi Vakkâs hakkında nazil olmuştur. Hz. Sa' d
olayı şöyle anlatmaktadır: "Ben anneme hürmet ve itaat eden bir
çocuktum, müslüman olunca annem bana:


-Sa' d!
bu yaptığın nedir? Ya sen bu yeni dinini bırakırsın, yahut da ben yemem
içmem ve sonunda ölürüm. Sen de benim yüzümden; "anasının katili!" diye
ayıplanırsın, dedi. Ben; "Anneciğim böyle yapma. İyi bil ki, ben bu
dini bırakmam!" dedim. Ve iki gün iki gece bekledim. Kadın ne yedi, ne
içti. Bunun üzerine:


"-Vallahi
anne, iyi bil ki, senin yüz canın olsa da bunlar birer birer çıksa, ben
bu dinimi yine bırakmam. Artık ister ye, ister yeme" dedim. Bu azmimi
görünce annem bu direnmesinden vazgeçti. Bunun üzerine yukarıdaki
ayet-i kerîme nazil oldu. (Tecrîd-i Sarîh Tercümesi, XII, 121 ) .


Peygamber Efendimiz de bir hadislerinde: "Allah size, annelerinize itaatsizliği... Haram kıldı." (Buhârî, Edeb, 4).

Yukarıda
zikredilen ayet ve hadislerden de anlaşılacağı gibi ana-babaların istek
ve arzularını yerine getirmek, onlara karşı çıkmamak Allah' ın emridir.
Ancak, ana-baba çocuğundan Allah' a karşı gelmesini, O' nu inkâr
etmesini, farz kıldığı bir şeyi yapmamasını, haram kıldığı şeyleri
yapmasını emrederse; onların bu istekleri yerine getirilmez. Çünkü
Allah' a isyan olan hususta, ana-baba da olsa, insanlara itaat edilmez.


2. Ana-babaya iyi davranmak. Allah' u Teâlâ Kur' an-ı Kerîm' de, insanın kimlere karşı görevleri olduğunu sıralarken şöyle buyurur:

"Yüce
Rabb' ın şöyle emretti; Yalnız Allah' a ibadet edeceksiniz,
ana-babalarınıza iyilik yapacaksınız. Şayet bunlardan biri veya her
ikisi senin yanında ihtiyarlarsa sakın onlara "öf " dahi deme,
yüzlerine bağırma, onlara tatlı söz söyle. Onlara, merhamet belirtisi
olarak tevazu kanadını aç da, "Ya Rab, küçüklüğümde bana şefkat
gösterdikleri gibi, sen de onlara merhamet et" de "(el-isrâ, 17/23-24)


Peygamber
Efendimiz de "kime iyilik yapayım?" diye üç defa soran bir sahabiye, üç
defasında da, "annene" cevabını verdikten sonra dördüncü soruda,
babasına iyilik yapması gerektiğini söylemiştir. (Buhârî, Edeb, 2;
Müslim, Birr, 1).


Ana-baba,
çocuklarına yeteri kadar iyilik yapmamış olsalar, hatta bazı zararları
dokunmuş olsa da, çocuklar, onlara yine de iyi davranmak
mecburiyetindedir. Çünkü insanlar yaşlandıkça çocuklaşır.
Çocukluğumuzdaki yanlış ve zararlı davranışlarımızı güler yüzle
karşılayanlar bize muhtaç duruma gelince onlara, bize yaptıkları gibi
iyi davranmamız aynı zamanda bir şükran borcudur.


3.
Maddî ihtiyaçlarını gidermek. Yaşlanıp kendi ihtiyaçlarını temin edemez
hâle gelince ana-babaların bütün ihtiyaçlarını temin etmek çocukların
görevidir. Bu görev sadece ahlâkı olmayıp, hukuken de vardır. Bu
görevini yerine getirmeyen kimse İslâmî yönetim tarafından buna
zorlanır. Allah bu görevi evlâtlara yüklemektedir: "Ey Peygamber! Sana
ne sarfedeceklerini soruyorlar. De ki, sarfedeceğiniz mal ana-baba,
akrabalar, yetimler, düşkünler ve yolcular içindir. Yaptığınız her
iyiliği Allah bilir. " (el-Bakara, 2/215).


Ashab-ı
Kirâm' dan Ebu' d-Derdâ Hz. Peygamber' in (s.a.s.) kendisine dokuz önemli
şey tavsiye ettiğini, bunlardan birinin de; ana-baba da dahil olmak
üzere aile fertlerinin ihtiyaçlarını karşılamak olduğunu belirtir.
(Buhârî, el-Edebü' l-Müfred, 9) Yine Peygamberimiz, cihada katılmak
isteyen bir sahabiyi, ihtiyaçlarından dolayı, ana-babasının yanına
göndermiştir. (Buhârî, el-Edebu' l-Müfred, 9).


4.
Saygısızlık etmemek. İslâm ümmetinin prensibi büyüklere saygı,
küçüklere sevgidir. Saygıya en lâyık olanlar, saygıda kusur etmeyi dahi
aklımızdan geçirmememiz gerekenler de ana-babalarımızdır. Bir gün
Peygamberimiz (s.a.s.) ashabına;


-"Size,
büyük günahların en büyüğünü bildireyim mi?" diye üç defa sordu. Üç
defasında da "evet bildir, Ey Allah' ın Resulü" diyen-ashab-ı kirâma
bunların sırasıyla; "Allah' a ortak koşmak, ana-babaya karşı gelmek,
haksız yere adam öldürmek ve yalan söylemek" olduğunu belirtir.
(Buhârî, Edeb, 6).


"Ana-babamı ağlar hâlde terkederek, hicret etmek üzere senin emrini almaya geldim" diyen bir sahabiye Peygamberimiz (s.a.s.):

-"Onlara dön, nasıl ağlattınsa onları öylece güldür, sevindir" der ve henüz müslüman dahî olmayan ana-babasının yanına gönderir.

5.
Rızalarını almak. İnsanın dünyadaki en büyük görevi şüphesiz ki,
Allah' ın rızasını kazanmaktır. Bundan hemen sonra rızasını almamız
gerekenler ise, ana-babalarımızdır. Çünkü, yukarıda geçen ayetlerde de
görüldüğü gibi Allah' u Teâlâ, kendisine ibadetten hemen sonra ebeveyne
iyiliği emretmiş , Peygamberimiz de (s.a.s.): "Allah' ın rızası, babanın
rızasında, gazabı da gazabındadır" (Buhârî, el-Edebü' l-Müfred, 1;
Tirmizî, Birr, 3) buyurmuştur. İyilik yapmada babadan önce gelen
annenin durumu da, tabii ki böyledir.


Peygamberimiz
(s.a.s.) çok öfkeli bir şekilde üç defa, "Yazıklar olsun o kimseye "
dediğinde Ashab-ı Kiram; "Kimdir o? Ey Allah' ın Resulü! " diye sorunca;


"Ana-babası
veya bunlardan birisi yanında ihtiyarladığı hâlde, Cennet' e giremeyip
Cehennem' i boylayan kimse" der. (Müslim, Birr, 9).


Abdullah
b. Amr b. el-Âs' ın anlattığına göre, bir adam peygamberimiz (s.a.s.)' e
gelerek cihada gitmek için izin istedi. Peygamberimiz de ona; "Annen
baban sağ mıdır?" diye sordu. Adam: "Evet", deyince Resulullah
(s.a.s.): "O hâlde sen önce onların rızasını almaya çalış, " buyurarak
ona bu görevini hatırlattı. (Tecrid-i Sarih Tercümesi, VIII, 377).


6.
Kötü söz söylememek. Onları incitecek her tür kötü söz ve davranıştan
kaçınmak gerekir. Bu kötü davranışların ebeveyne doğrudan yapılması
haram olduğu gibi, onlara kötü söz söylenmesine sebep olmak da
haramdır. Cenâb-ı Allah' ın, "Onlara öf dahî demeyin" yasağı yanında
Peygamberimizin şu hadis-i şerîfi de çok dikkat çekicidir:


"Bir kimsenin ana-babasına sövmesi büyük günahlardandır".

-Ashab-ı Kirâm: "Bir kimse ebeveynine nasıl söver?" deyince,

-Efendimiz
(s.a.s.): "Biri başkasına kötü bir söz söyler, o da tutar bunun
ebeveynine söver" diye cevap verdi. (Buhârî, Edeb, 4).


7.
Öldüklerinde hayırla anmak, dua etmek. Ana-baba ölmekle onlara karşı
olan sorumluluklar bitmez. Onların temiz hatıralarını devam ettirmek
gerekir. İnsanları insan yapan da bir bakıma, nesilden nesile miras
olarak intikal eden bu güzel duygu ve hatıralardır. Peygamberimizin;
"Sevgi, verâset yoluyla kazanılır" (Buhârî, el-Edebü' l-Müfred, 22)
hadîsi de bu gerçeği ifade etmektedir. Böylece, nine ve dedelerle
torunlar arasında bir sevgi bağı kurulmuş olur. Onları hayırla anmak,
bağışlanmaları için dua etmek, Allah' u Teâlâ' nın Kur' an-ı Kerîm' de bize
öğrettiği dualardandır; "Ey Rabbimiz! İnsanların hesaba çekileceği
kıyamet gününde beni, annemi, babamı ve bütün müminleri bağışla. "
(İbrahim, 14/41 ) .


Bir
sahabî; "Ölümlerinden sonra da ebeveynim için yapmam gereken bir iyilik
var mı?" diye sorunca Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyurdu:


"Evet dört haslet vardır:

Onlara
hayır duada bulunmak ve Allah' tan, bağışlanmalarını dilemek. Varsa
vasiyetlerini yerine getirmek. Dostlarıyla ilişkiyi devam ettirip
ikramda bulunmak. Akrabalarıyla ilişkiyi devam ettirmek ki, senin bütün
akrabaların ancak onlar vasıtasıyla varolmuştur. (Buhârî,
el-Edebü' lMüfred, 19)


Ölümlerinden
sonra yapılacak duanın ebeveyne faydasını Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle
dile getirir: "İnsan ölünce amel defteri kapanır. Ancak şu üç şeyle
sevabı devam eder: Sadaka-ı câriye, insanların faydalanacağı bir ilim
ve arkasından hayır dua eden bir evlât" (Buhârî, et-Edebü' l-Müfred, 19).


Ayrıca
onlara karşı iyi, güzel olan her davranışta bulunmak, kötü, çirkin her
hareketten de sakınmak, onlara karşı olan görevlerimizdendir.


Hayatta
ve öldükten sonra ebeveynine karşı görevlerini yerine getiren, onları
memnun edip hayır dualarını alan kimse, dünya ve ahiretin en büyük
mutluluklarından birini kazanmış olur. Çünkü Peygamberimiz (s.a.s.)
böylelerinin bereketli uzun bir ömre sahip olacaklarını, ebeveynin
kendileri için yapacakları duaların Allah tarafından mutlaka kabul
edileceğini ve Cennet' i kazanacaklarını müjdelemektedir .


Hz. Peygamber (s.a.s.) çocukların ebeveynlerine karşı sorumluluklarının ne kadar büyük olduğunu şöyle dile getirmektedir:

"Çocuk,
hiç bir iyilikle babanın hakkını ödeyemez. Ancak onu köle olmuş bir
vaziyette bulur da satın alarak hürriyetine kavuşturursa hakkını öder."
(Buhârî, el-Edebü' l-Müfred, 6)


Üzerimizde
bu kadar çok emek ve hakları olan anne ve babalarımızı sevmek ve
onların sevgisini başka şeylerle değişmemek en önemli ahlakî
görevlerimiz arasındadır. Bu görev, hayatta iken onlara karşı hürmet,
şefkat ve merhamet göstermekle kendilerini hoşnut etmeye çalışmakla
yerine getirilir. Gerçek anne-baba sevgisinin, "annemi, babamı
seviyorum", demekten ibaret olmadığını, onlara karşı maddî-manevî her
türlü görevin yerine getirilerek bu sevginin ispat edilebileceğini
unutmamamız gerekir.


Büreyt' den
rivayet edilen bir hadîs-i şerifte; adamın biri Kâ' be' yi tavaf ederken
annesini omzunda taşıyarak tavaf ettirmiş Resulullah' ın yanına gelerek:


"-Hakkını ödedim mi?" diye sormuş. Resulallah buyurmuşlar ki:

"-Hayır, sana hamile iken alıp verdiği bir nefesin hakkı bile değil."

Bu şefkat dolu tasvirin, insanları anne babalarına teşekküre yönelttiği oldukça açıktır.

Abdullah b. Mes' ud (r.a.) Hz. Peygamber (s.a.s.)' e sordu:

"-Ya Resulullah, amellerin hangisi daha üstündür?" Resulullah:

"- Vaktinde kılınan namaz" buyurdular.

Abdullah b. Mes' ud diyor ki tekrar sordum:

"-Sonra hangisidir?"

"-Anne-babaya iyiliktir" diye cevaplandırdılar.

"-Sonra hangisidir?" dedim.

"-Allah yolunda savaşmaktır. " diye buyurdular.

Hülâsa
anneye ve babaya her türlü ikram ve ihsanda bulunmak, onların ihtiyacı
olduğu takdirde bütün maddî ihtiyaçlarını gidermek, onlara "öf" bile
dememek, onlara karşı daima tatlı dilli olmak, en güzel tavır ve
davranışlarla karşılık verip en ufak bir şekilde onları üzmemek
bıkkınlığı ifade edebilecek bir tavır takınmamak gerekir. Gönüllerini
kıracak en küçük bir sözden bile kaçınmak, her hususta rızalarını
kazanmağa çalışmak, onları kendisinden memnun etmek, yaşlandıklarında
onların her türlü hizmetine koşmak, hastalık anlarında tedavî ve
bakımlarını yaptırmak çocukların görevidir. Hasta veya yatalak
hâllerinde onların hizmetlerinde bulunmak Cennet' in kapılarını aralayan
bir davranıştır .





Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 17.06.2008 14:12:13
Yazıyı Ekleyen : admin
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 4157 kez okundu.
admin bugüne kadar toplam 3487 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
dedektör
nokta dedektör
nasıl gidilir
karikatür

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

KURANDAKİ SIRAYA GÖRE SURE İSİMLERİ

4 BÜYÜK KİTAP HANGİ PEYGAMBERLERE GELDİ

KIYMETLİ KADIN İSİMLERİ

allahın 7 ismi

Hz:Muhammedin GÜLLERi..


Bugün Hiç Okunmadılar..

BAŞÖRTÜSÜ TAKANLAR VE BAŞÖRTÜSÜNE TAKANLAR

RESİMLER

Güzel hayvan resimleri

Salih âlimlerin önemi

FİTNEDEN SAKININIZ


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
acar , şevval , 295555 , wonder , ZÜMRÜT , coshkun_54 , gost , kartaca , bilqe ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

chatnasiyatmiraç gecesiel kadirvefatbakaraGazzeanamakalpbenim rabbim

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   harbur
   abdullah çatalyıldız
   canman
   allahu ekber
   hewidar

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.