Kişinin malayani (boş) şeyleri terki İslam'ının güzelliğinden ileri gelir
..:: Menü ::..

..:: Bir Ayet ::..

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir


..:: Bir Hadis ::..

Allah bir kulu sevdi mi, onu dünyadan korur. Tıpkı sizden birinin hastasına suyu yasaklaması gibi.


Yazı eklemeye vaktiniz yoksa
islamiyazilar.com'u ana sayfanız yapın

Anasayfa » Genel Makaleler » *~ Sevmeyi Bilmeyene Bilmeyi Sevmek..


*~ Sevmeyi Bilmeyene Bilmeyi Sevmek Ne ki?! ~*
 
Bu yazıyı facebookta paylaşıp daha çok kişinin görmesine vesile olmak için tıklayın...

"Sevmeyi bilmeyene bilmeyi sevmek ne ki?" diye soruyor İskender Pala.

[Only Registered Users Can See Links] ([Only Registered Users Can See Links])

Ne kadar haklı!
Ormanın nerede olduğu bildiğin halde, ormana yürüyecek heyecanın yoksa, vurdumduymazlığın kor ateşlerinde bütün ormanları yakmışsın demektir.
Çiçeklerin taç yapraklarını sayıp sayıp da, bir çiçek yüzünü yüzündeki sevince katıştıramayacağın bir sevdiğin yoksa, çiçek çiçek aşkları doğramışsın, nice demektir. Bülbüller gül yapraklarının kızıllığının kromotografik analizini yapmazlar, yapamazlar.
Seslerini güllerin yaprağına doladıkça, sabahı da, gülü de, kendilerini de yeniden kıymetlendiren ve eşsiz bir değere eriştiren bir simya ustası oluverirler.
Severler, sevmesini bilirler.

Bilgi yarışması değildir yaşamak; sevgi yoğrulmasıdır.
Bilmek, sadece saymadır, sadece ölçmedir, sadece tartmadır. Bakırcılar meselâ... Bakırı sadece tartarlar.
Onlar için bakır sadece kalıbıyla vardır. Bakışları bakırın kalbine değmez.
Bakırın yüzüne kazınmış onbin yıllık mühür onları ilgilendirmez.
Oysa, antikacı bakırın kalıbına değil kalbine bakar. Kalbiyle tartar onu.
Antikacı ile bakır fısıldaşırlar birbirlerine. Aralarında hiçbir ölçüye gelmeyen, hiçbir terazi kefesine sığmayan, hiçbir sayıyla hesaplanamayan bir bağ kurulur.
Toprağını üzerinden atmış bakır ilk defa konuşur. Bin yılların suskunluğunu/beklemişliğini antikacının heyecanla inip çıkan göğsünde çağıltılı bir nutka dönüştürür.
Yüreği kıpır kıpır atar gibidir kıymetinin bilindiği avuçlarda. Bundan böyle kapladığı yer kadar değildir “o bakır”ın hacmi. Bağlı olduğu zamanların habercisi olduğu için önemlidir.
Sanatkârına bizi bağladığı için eşsizdir.

Sevmek bağlanmak demektir.
Aşık olmak, sarmaş dolaş olmak demeye gelir. Bak ki; aşk bile sarmaşıktan ödünç almıştır anlamını.
Sarmaşık döner, dolanır, kıvranır, ama hep bağlıdır, her daim sarıp sarmalar, bağlanır..

Diyeceğim o ki...

Dinin bilgisi, seni Allah’a bağlamayabilir. Hatta aşırı bilgi zorlaması hazır bağlarını çözebilir bile... Allah’ın bir olduğunu bilmen ve bildiğini bildirmen, O’nun katında biricik olduğunu hissetmenin garantisi değildir. Sözgelimi, otuziki farzı eksiksiz yazabilsen sınav kâğıdına, “dinci” seni başarılı sayacaktır. Örneğin, “Aşağıdakilerden hangisi Hz. Muhammed’in katıldığı savaşlardan değildir?” sorusunun doğru seçeneğini kalbinden vursan kurşun kaleminle, sana puan verilecek...

Sadece bilmeni ölçüyor sınavlar. Bilmeyi sevmeni umuyorlar sınav koçları. Sevmesen de bilmeni istiyorlar. Sevmeye sevmeye bilmeni bile alkışlıyorlar. Seni hiç yokken sevip, özene bezene var eden Yaradan’ını, ışığı yüzüne dokunmayan, sıcağı tenine dokunmayan uzak bir yıldız gibi tarif ediyor kimi vaazlar. Sana şah damarından bile yakın olduğunu fısıldayan Rabbin ile sıcacık ve içten bir bağ kurmaya ayarlı değil din bilgisi kitapları. Seni hiçlikten çıkarıp “gözde”si eyleyen, kendi kutlu ve müşfik sözüne muhatap eden Rabbini sözel kalabalıklar arasında kuru bir bilgi olarak sunuyorlar sana. Bilmeni istiyorlar sadece... Saymanı, yazmanı, işaretlemeni... Kılına zarar gelmesin diye üzerine tir tir titreyen “ana yürekli” Peygamberin –ne hikmetse- çoğu kez savaşlarını saydırıyorlar sana. Sarmaş dolaş olamıyorsun O’nunla da.. Sınav kaygısıyla terlemiş ellerini O’nun ellerinin serinliğine bırakacak o bağlılığı hissetmene fırsat verilmiyor gibi.. İbadetleri de sanki Allah’a “sus payı” vermek diye bellemişsindir Allah bilir. “Tamam, tamam; namaz kılacağım Allah’ım, cehenneme atma yeter ki.... Bak, oruç da tutuyorum; kızmayasın sakın!” der gibi içinin içi. Sana o güzel yüzü veren, sana o eşsiz gözleri bağışlayan Rabbin, sana niye sevemediğin ibadetleri, niye zoraki yapacağın meşguliyetleri emrediyor olsun ki? Yüzünü güzel eyleyenin dini de güzel değil midir?

Rabbini bilmek, seni O' nu sevmeye vardırmıyorsa, nasıl bilmek bu? Peygamberinin hayatının detaylarını bilmekle, sevildiğini, sevdiğini, sevindirildiğini hissedemiyorsan, nice bilmektir bu?



Cevap yazmak için üye olun


Yazıyı çok sevdim hemen arkadaşıma göndereyim

Adınız Soyadınız
Arkadaşınızın adı soyadı
Arkadaşınızın E-Posta adresi



Eklenme Tarihi: 17.06.2008 14:12:13
Yazıyı Ekleyen : admin
 Bu  yazı Bugün 0 kez okundu.
 Bu  yazı Toplam 1196 kez okundu.
admin bugüne kadar toplam 3487 yazı ekledi.
..:: Üye Paneli ::..
K.Adı :
Şifre  :
Beni Hatırla

..:: Favorilerimiz ::..
dedektör
nokta dedektör
nasıl gidilir
karikatür

..:: Son yorumlananlar ::..

''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap

KOMİK RESİMLİ YAZILAR

hadis

yemek tarifleri resimleri

HADİSLERİN EN GUZELİ


..:: Günün Yazıları ::..

4 BÜYÜK KİTAP HANGİ PEYGAMBERLERE GELDİ

Avlanmak günahmıdır avcılık günahmıdır harammıdır

KURANDAKİ SIRAYA GÖRE SURE İSİMLERİ

KIYMETLİ KADIN İSİMLERİ

ECEL DEĞİŞİR Mİ?


Bugün Hiç Okunmadılar..

Hz. Musa A.S

BDP VE PKK KİMLERİN GÜDÜMÜNDE

cennetin kapısının şifresi olanlar

ÜMİT VE KORKU

Faizsiz bir ekonomi olanağı:


..:: Online Üyeler ::..


Doğum Günü Bugün Olanlar
kırıkkale , şimal , brevehard , hasretimgülüme , emrullahkaraş , aliomer , sementtt , ali_291962 , ali kayaasi , gebzeli , serkan9188 , _-_-burak_aygumus_--_ , alparslandursun , MUCAHIT , alparslandursun87 , gido64 , mehmetberat1 ,

..:: Arama ::..

Bul:  

..:: En Son Arananlar ::..

TEVBEabdurrahmanonline, islammüminIlahilercan ahmetallahumescidiaksaYORUM

..:: Rasgele 5 Üyemiz ::..

   kartal62
   güllüm
   de da
   mustafabedir
   Malvina22

Bu siteye eklenen yazılardan, yazıların yazarları sorumludur. Yazı eklerken alıntı yapılan kaynak mutlaka yazı sonunda belirtilmelidir. Mevcut herhangi bir yazıdan rahatsız olanlar suistimal@islamiyazilar.com mail adresine bilgi vererek duruma göre yazının kaldırılmasını sağlayablirler.